Türkiye'de İlaç, Tıbbi Cihaz ve Sağlık Hukuku Önemli Gelişmeler ve Öngörüler - 2020

Bu yılki raporumuzda, Türkiye’de ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık hukukunda en tartışılan ve önemli görüğümüz konuları ana hatlarıyla ele alıyoruz.

Geniş bir sosyal sağlık sistemine dahil 80 milyonluk bir nüfusua sahip olan Türkiye’de, ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık ürünleri endüstrisinin büyüklüğü ve hacmi kayda değerdir.

Bu büyüme potansiyelinin beraberinde gelen çok sayıda fırsata rağmen aynı zamanda Türkiye’deki ilaç ve tıbbî cihaz sektörlerinin pazara erişimden fiyatlandırma ve sektöre özel düzenlemeler kapsamındaki geri ödemeye kadar her bakımından sıkı düzenlemelere tabi olduğunu belirtmek gerekir. Söz konusu önlemler, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (“TİTCK”) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (“SGK”) tarafından katı bir biçimde uygulanmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin kalitesinin artması ve hastaların ilaçlara erişebilmelerinin önünün açılması, ilaç ve sağlık hizmeti taleplerinin artmasına sebep olmakta ve bu nedenle kamu harcamalarında da artış meydana gelmektedir. Bu durum katı bir ilaç fiyatlandırma politikasını devreye sokarak kamu harcamalarını kontrol altına almak için hükümeti yeni yollar aramaya teşvik etmiştir.

Ek olarak, SGK geri ödemeler için kayda değer bir indirim talep etmektedir. Fiyatlandırma ve geri ödemeler konusundaki bu zorluklar ilaçlara erişimin engellenmesine neden olmuştur. İç pazarda bulunamayan ilaçların yurt dışından temini büyük ölçüde artmıştır. SGK bütçeyi kontrol altında tutmak amacıyla alternatif geri ödeme modelleri geliştirmiş, reçete bazında yurtdışından ilaç temini programlarını düzenlemiş ve hatta yerelleştirme politikaları uygulamıştır.

Buna rağmen, Türkiye’deki sağlık endüstrisi düzenlemeleri çoğunlukla dünya standartlarıyla uyumludur. Etik ve uygunluk kurallarının yanı sıra ilaç ve tıbbi cihazlara yönelik tanıtımla ilgili kısıtlamalar AB mevzuatı ile paraleldir.