Türkiye'de Marka Hukuku Önemli Gelişmeler ve Öngörüler - 2020

Bu yılki raporumuzda, SMK ile getirilen başlıca yeni düzenlemelerin yorumlanması ve uygulanmasında karşılaşılan sekiz ana zorluğa odaklanıyoruz.

2020 yılı Ocak ayı itibariyle 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu (“SMK”) üçüncü yılını doldururken, marka hukuku uygulaması geçtiğimiz yıl içerisinde de gelişimine devam etmiştir.

Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT” ya da “Kurum”) mutlak ret nedenleri bakımından yapılan incelemeye açıklık getirmek amacıyla bir kılavuz yayımlamış olup, nispi ret nedenleri bakımından yapılan incelemelere dair yeni bir kılavuzun da 2020 yılının ilk yarısında hazırlanması planlanmaktadır. Öte yandan, kullanmama savunmasının yapıldığı durumlarda TÜRKPATENT’in yayına itiraz ve karara itiraz aşamalarındaki kararları daha tahmin edilebilir hale gelmiştir. Ayrıca, TÜRKPATENT yakın zamanda tüm işlemlerin elektronik ortamda yapılmasını zorunlu kılan EPATS isimli yeni bir yazılım kullanmaya başlamıştır. Bu yazılımın, uygulayıcılara başvuruların takibi ve markaların dosya geçmişinin görüntülenmesi konusunda destek sağlaması beklenmektedir.

Uzun süren yargılama süreçleri nedeniyle SMK kapsamında karara bağlanan davaların birçoğu henüz İstinaf Mahkemelerine intikal etmemiş olduğundan, SMK ile getirilen yeni uygulamalar bakımından kılavuzluk edecek yerleşik İstinaf Mahkemesi içtihatları mevcut değildir. Diğer yandan, tecavüz davalarında öne sürülen kullanmama ve tescile dayalı kullanım savunması dâhil olmak üzere herhangi bir konuda belirsizlik taşımayan yeni uygulamalar ilk derece mahkemeleri tarafından layıkıyla uygulanmaktadır.

Bu belgede; sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve tecavüz davalarında tescile dayalı kullanım savunması gibi SMK tarafından getirilen yeni uygulamalar ile, zayıf markaların koruma kapsamı ve jenerik markalar gibi SMK kapsamında değişmeyen veya benzer ele alınan güncel birtakım içtihatlara ilişkin konular ele alınmıştır.