Türkiye'de Patent Hukuku Önemli Gelişmeler ve Öngörüler - 2020

Bu yılki raporumuzda, Türkiye’deki patent davalarının kilit yönleri ile SMK’nın en önemli ve uygulamada en fazla zorluk yaratan konularını ana hatlarıyla ele alıyoruz.

Çeşitli fikri mülkiyet haklarının düzenlenmesine ilişkin farklı KHK’ları bir araya getiren Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) yürürlüğe girmesinin üzerinden üç yıl geçti. Kanunun dördüncü kitabı, Türk patent sistemine ilişkin, ulusal hukuk ile Avrupa Patent Konvansiyonu’nu uyumlu hale getirmekte ve göreceli olarak yeni hükümler içermektedir. Yeni Kanunun ilk etkileri kullanım beyanı ve zorunlu lisans konularını patent hukuku açısından en çok tartışılan konular haline getirmesiyle görülmeye başlanmıştır.     

Yeni Kanunun orta vadeli ve uzun vadeli etkileri henüz görülmemişken, sınaî mülkiyet hukuku uygulamacıları, en tartışmalı noktanın, Kanunun uygulanması hususunda olduğuna hemfikirler. Türkiye’de 6’sı İstanbul, 5’i Ankara ve biri İzmir’de olmak üzere toplam 12 adet, sadece fikri ve sınaî haklar alanında uzmanlaşmış mahkeme bulunmaktadır. Yakın zamanda hâkim atamalarında yapılan değişiklikler sonucu, mahkemelerin neredeyse tamamı, sınaî mülkiyet alanında sınırlı tecrübesi olan hâkimler tarafından idare edilmektedir. Hâkimler teknik altyapıya sahip olmadığından, kararlar ağırlıkla mahkeme tarafından atanan bilirkişilerin görüşlerine dayanmaktadır. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen iki aşamalı temyiz süreci sayesinde mahkemelerin iş yükünün azalması ve karar kalitesinin artması beklenmektedir. 2019 yılında, Bolar istisnasının sınırları, delil tespiti ve ihtiyati tedbir talepleri hakkındaki kararlar ile Avrupa Patent Ofisi nezdindeki itiraz veya temyiz süreçlerinin, ulusal mahkemeler nezdindeki tecavüz ve hükümsüzlük davalarına etkisi, sınaî mülkiyet mahkemeleri nezdinde en aktif ve en çok tartışılan konular olmuştur.    

Bu belgede, Türkiye’deki patent davalarının kilit yönleri ile SMK’nın en önemli ve uygulamada en fazla zorluk yaratan konuları ana hatlarıyla ele alınmaktadır.

Görünen o ki mahkeme kararları, Kanun kapsamındaki muğlâk ve tartışmalı alanlara ilişkin bir takım hususları uygulamada aydınlatacaktır.