18 Yıldır Süren Bir Hukuk Savaşı: Karalis Davası


Yunan besteci ve söz yazarı Yannis Karalis (Davacı) 1997 yılında piyasaya sürülen “Eclipse” şarkısının, ünlü Türk şarkıcı ve söz yazarı Sezen Aksu ve diğer söz yazarı ve yapım şirketleri (“Davalılar”) tarafından izinsiz kullanıldığını ve ilgili kullanımların telif hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, 2003 yılında dava açmıştır. Davanın Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği’ne (“MESAM”) de ihbarı ve birliğin davaya dahiliyeti sağlanmıştır.

Davalı ilgili mütecaviz kullanımların tespitini, tecavüzün refini ve menini ve ek olarak maddi zararları için 60.000 €, manevi zararları için ise 900.000 €’nun tazminini talep etmiştir. Bunun yanı sıra davacı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) 68. Maddesinin tanıdığı imkanla, eğer ilgili şarkı üzerindeki haklar lisans sözleşmesi ile sağlanacak olsaydı sözleşmede kararlaştırılabilecek olan bedelin 3 katına kadar olan miktarın da davalılardan alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise, ilgili kullanımlar kapsamında gerekli izinlerin alınmış olması ve her halükarda davanın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.

Uzun yargılama sürecinin ardından, İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, maddi zararlar bakımından 10.000 ve manevi zararlar bakımından 5.000 Euro’ya hükmetmiştir. İlgili kararın her iki tarafça temyizi üzerine Yargıtay dosyayı incelemiş ve FSEK Madde 68 altından talep edilmiş olan miktarın değerlendirmeye alınmamış olduğunu ve manevi zararların 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) hükümleri uyarınca, taraflarca aksi kararlaştırılmamış olduğu müddetçe, yerli para birimi ile belirlenmesi gerekeceğini belirtmiş ve kararı bozmuştur.

İlk Derece Mahkemesi ilgili bozma kararına uymaya karar vermiş ve yeniden gerçekleştirdiği yargılama sonucunda “davacının FSEK madde 68 kapsamındaki tazminat taleplerinin kabulüne ve bu kapsamda davacının maddi zararları için 10.000 Euro’nun davalılardan alınarak davalıya verilmesine (…) manevi zararları bakımından ise TBK hükümlerini de dikkate alarak 15.000 Türk lirasının ödenmesine…” karar vermiştir.

Kanaatimizce mahkemenin maddi tazminat miktarını, FSEK madde 68 içerisine dahil ederek Yargıtay bozma kararını yorumlaması uygun olmamıştır. Nitekim bu ikisi birbirinden farklı olup telif hakkı sahibine ayrı ayrı tanınmış imkanlardır. Dahası bozma kararında manevi tazminat bakımından sadece yerel para birimi üzerinden belirleme yapılması gerektiği belirtilmişse de, mahkemenin ilk hükmettiği 5.000 Euro’yu nasıl 15.000 Türk lirası olarak azaltmaya gittiği açık değildir.

Normal şartlar altında bu türde bir davanın yaklaşık olarak 4 yıl sürmesi beklenebilecektir. Ancak süreçte 5 bilirkişi raporu alınmış ve 20’den fazla duruşma yapılmış olan bu dosyada yargılama 18 yıldır sürmektedir ve taraflar arasında uzlaşma olmaması halinde dosyanın sonuçlanmasının önümüzdeki birkaç yılı dahi bulabileceği değerlendirilmektedir.

Söz konusu dosya, tüm bu uzun yargılama sürecine rağmen, Türkiye’de müzik sektörünün önde gelen aktörlerine karşı tecavüzün tespiti ve maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olması bakımından önem arz etmekte olup, müzik sektöründeki aktörleri ve özellikle de yabancı eser sahiplerini Türkiye’de haklarını takip etmeleri konusunda cesaretlendirecek niteliktedir.

Daha fazla görüş

Paylaş