Markanın Alan Adı Olarak Kullanılması Markanın Ciddi Kullanımı Olarak Kabul Edilmemektedir


İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından Ekim 2020’de verilen kararda bir markanın yalnızca alan adında kullanılması söz konusu markanın ciddi kullanımın ispatı için yeterli görülmemiştir.

Karar, beş yıldan uzun süredir tescilli olan fakat marka sahibi tarafından Türkiye'de marka tescili kapsamında yer alan hizmetler üzerinde etkin bir şekilde kullanılmayan bir markaya karşı açılmış bir kullanmama nedeniyle iptal davasını konu almaktadır.

Kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükü davalıdadır ve Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri davalıların delillerinin ve ticari defterlerinin incelenmesi için genellikle mahkeme tarafından atanan bilirkişilerden bilirkişi raporları almaktadır.

İlgili dava dosyasında davalı taraf, söz konusu markasını içeren alan adını ve bu alan adı altında işletilen ancak söz konusu markanın tescil edildiğinden çok farklı bir biçimde kullanımını içeren internet sitesinin içeriğini delil olarak sunmuştur.

Dosya, mahkeme tarafından re’sen seçilen bilirkişilerce incelenmiş ve davalının ticari kayıtlarında ve internet sitesinde söz konusu markanın tescil edildiği hizmetler üzerinde kullanıldığını kanıtlayan herhangi bir delil bulunmadığı belirtilmiştir.  Ancak raporda söz konusu markayı içeren ve beş yıldır kullanımda olan alan adının markanın kullanıldığını ispata yeterli olduğu ifade edilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine ilk derece mahkemesi, markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde ticari amaçlarla kullanılması gerekliliğinin önemini vurgulayarak alan adının varlığını tek başına yetersiz bulmuş ve söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar vermiştir.

Yargıtay'ın son yıllarda verdiği kararlarda da, bir markanın yalnızca alan adı olarak kullanılmasının, markanın tescili kapsamında yer alan mal ve hizmetler üzerinde başka bir ticari kullanımı bulunmadığı durumlarda markanın gerçek ve ciddi kullanımını ispatlaması için yeterli olmadığı belirtilmektedir.

Bu bağlamda, bu karar Yargıtay'ın yakın tarihli kararları ile birlikte gelecekteki uyuşmazlıklar için emsal teşkil etmekte ve bir markanın sadece alan adı olarak kullanımının tek başına markanın gerçek kullanımını kanıtlamak için yeterli olmadığını göstermektedir.

First published by ManagingIP, in 09.12.2020

Daha fazla görüş

Paylaş