Rakabet Hakkında 2017'de Sıkça Sorulan Sorular


1. Hangi Birleşme ve Devralma İşlemlerinin Rekabet Kurulu’na bildirilmesi zorunludur?  

1 Ocak 2011’de yürürlüğe giren Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 No’lu Tebliğ)’de hangi tür birleşme ve devralmaların Rekabet Kurulu’na bildirilerek izin alınması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, 2010/4 No’lu Tebliğ’in 5. Maddesi uyarınca aşağıdaki üç hal Tebliğ kapsamında birleşme veya devralma olarak tanımlanmıştır:

Kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde;

  1. İki veya daha fazla teşebbüsün birleşmesi,
  2. Bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması,
  3. Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması.

Yukarıdaki hallerden birine uyan birleşme veya devralma işlemlerinin Rekabet Kurumu’na bildirilmeleri aşağıdaki ciro eşiklerinin aşılması şartına bağlıdır.

2010/4 No’lu Tebliğ’in 7. Maddesine göre,

  • İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya
  • Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun otuz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’ndan izin alınması zorunludur.

2. 2010/4 No’lu Tebliğ çerçevesinde ciro nasıl hesaplanır? 

Ciro, tek düzen hesap planına göre bildirim tarihinden bir önceki mali yılsonunda veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa, bildirim tarihine en yakın mali yılsonunda oluşan net satışlardan meydana gelir. Ciro hesaplanırken aşağıda yer verilen 8. maddenin birinci fıkrasındaki kişi veya ekonomik birimlerin kendi aralarındaki satışlarından doğan ciroları hesaba katılmaz. Madde 8(6) uyarınca ciro hesaplamasında döviz kuru olarak, cironun gerçekleştiği mali yıldaki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru ortalaması göz önüne alınır.

2010/4 No’lu Tebliğ’in 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, her bir işlem tarafının cirosunun hesaplanmasında aşağıdaki teşebbüslerin cirolarının toplamı esas alınır:

(a)    İlgili teşebbüs, (İlgili Teşebbüs: Birleşme işlemlerinde birleşen, devralma işlemlerinde devralan veya devre konu kişi ya da ekonomik birimleri ifade eder.)

(b)    İlgili teşebbüsün doğrudan ya da dolaylı olarak;

  1. sermayesinin veya ticari varlığının yarıdan fazlasına sahip olduğu veya
  2. oy haklarının yarıdan fazlasını kullanma yetkisine sahip olduğu veya
  3. denetim kurulu, yönetim kurulu veya teşebbüsü temsile yetkili organların üyelerinin yarıdan fazlasını atama yetkisine sahip olduğu veya
  4. işlerini idare etme hakkına sahip olduğu kişi veya ekonomik birimler,

(c)    İlgili teşebbüs üzerinde (b)’de sayılan hak ve yetkilere sahip olan kişi veya ekonomik birimler,

(d)    (c)’de sayılanların, (b)’de sayılan hak ve yetkilere sahip olduğu kişi veya ekonomik birimler,

(e)    (a)-(d)’de sayılanların, (b)’de sayılan hak ve yetkilere birlikte sahip olduğu kişi veya  ekonomik birimler.

Cironun hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise şunlardır:

  • 8. maddenin üçüncü fıkrasına göre ilgili teşebbüslerin yukarıda yer verilen 8. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hak ve yetkilere birlikte sahip olduğu ekonomik birimlerin ciroları, ilgili teşebbüs sayısına göre eşit şekilde bölünerek hesaplanır.
  • 8. maddenin dördüncü fıkrasına göre ilgili teşebbüslerin üçüncü kişilerle birlikte işlerini idare etme hakkına sahip olduğu ortak girişimlerin ciroları, bu hak sahiplerinin sayısına göre eşit şekilde bölünerek hesaplanır.
  • Ciroların hesaplanmasında, işlem taraflarının tüzel kişiliğe sahip olan ya da olmayan kısımlarının devredilmesi halinde, devreden taraf bakımından yalnızca devredilen kısmın cirosu esas alınır. Üç yıllık dönem içinde, aynı kişiler ya da taraflar arasında veya aynı ilgili ürün pazarında aynı teşebbüs tarafından, ilk cümlede belirtilen anlamda gerçekleştirilen iki ya da daha fazla işlem, ciroların hesaplanması bakımından tek bir işlem olarak değerlendirilir.

3. Rekabet Kurulu’na yapılan birleşme veya devralma işlemine izin alma başvurusu ücrete tabi midir?

Söz konusu başvuru herhangi bir başvuru ücretine tabi değildir.

4. Birleşme veya devralma işleminin tarafları başvuru sırasında aralarındaki anlaşmanın son halini mi sunmak zorundadırlar?

Birleşme veya devralma işleminin tarafları başvuru sırasında 2010/4 No’lu Tebliğ’in ekindeki formu ve formun 11. maddesinde sayılan belgeleri sunmak zorundadırlar. 2010/4 No’lu Tebliğ’in ekindeki bildirim formunda bildirime konu olan birleşme veya devralma işlemine ilişkin anlaşmanın nihai veya mevcut halinin bir kopyasının bildirim formuna eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, işlem tarafları başvuru anında aralarındaki anlaşmanın son halini Rekabet Kurulu’na sunmak zorunda değildir. “Anlaşmanın mevcut halinin bir kopyası” ifadesinden anlaşmanın hangi aşamasının kabul edileceği açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, sunulacak kopyanın sözleşmenin nihai haline yakın, diğer bir ifade ile üzerinde esaslı bir değişiklik gerektirmeyecek bir versiyonu olduğu kabul edilebilir.

5. İzin Başvurusunun Rekabet Kurulu tarafından karara bağlanma süreci nedir?  

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun‘un 10. maddesi uyarınca, birleşme veya devralma işlemleri Rekabet Kurulu’na bildirildiği tarihten itibaren Rekabet Kurulu, on beş (15) gün içinde yapacağı ön inceleme sonucunda karar verir. Başvuruda eksik bilgi veya belge olduğu takdirde bu eksikliğin tamamlanması talep edilebilir. Başvuru, eksiklik tamamlandığı anda yapılmış sayılır ve bu durumda on beş (15)  günlük inceleme süresi tekrar başlar.

Kanunun 10(2). maddesi uyarınca, Rekabet Kurulu’nun süresi içinde birleşme veya devralmaya ilişkin müracaata herhangi bir cevap vermediği ya da herhangi bir işlem yapmadığı hallerde, birleşme veya devralma anlaşmaları bildirim tarihinden otuz (30) gün sonra yürürlüğe girerek hukukî geçerlilik kazanır. Söz konusu otuz (30) günlük süre ve ek bilgi ve belge talepleri nedeniyle birinci paragrafta belirtilen süreler uzayabilmektedir.

Rekabet Kurulu ön inceleme sonucunda

  1. Birleşme veya devralma işlemini yasaklayabilir,
  2. İzin veya şartlı izin verebilir veya
  3. Nihai incelemeye almak yönünde karar alabilir.

Bu son durumda Rekabet Kurulu, ön itirazını bildiren yazısı ile birlikte birleşme veya devralma işleminin nihai karara kadar askıda olduğunu ve uygulamaya sokulamayacağını, gerekli gördüğü diğer tedbirlerle birlikte ilgililere usulüne göre tebliğ eder. Nihai inceleme en geç altı (6) ay içerisinde tamamlanır. Gerekli görüldüğü takdirde bir defaya mahsus olmak üzere Kurul tarafından altı (6) aya kadar ek süre verilebilir.

6. Rekabet Kurumu’ndan İzin Alınmak Üzere Kurum’a Bildirilmesi zorunlu bir işlemin bildirilmemesine ilişkin yaptırım nedir? 

Bildirilmesi zorunlu bir birleşme veya devralma işleminin Rekabet Kurulu’na bildirilmemesinin sonuçları Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesinde açıklanmıştır. İlgili madde uyarınca,

Bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma işleminin Rekabet Kurulu’na bildirilmemiş olduğu hallerde, Rekabet Kurulu, herhangi bir şekilde işlemden haberdar olduğu zaman kendiliğinden birleşme veya devralmayı incelemeye alır. İnceleme sonucunda;

Birleşme veya devralmanın Kanunun bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılmasını yasaklayan 7. maddesini ihlal etmediğine karar vermesi durumunda birleşme veya devralmaya izin verir, ancak ilgililere bildirimde bulunmadıkları için para cezası uygular.

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesi uyarınca, bildirilmesi gereken birleşme veya devralma işlemlerinin tarafı olan teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri gerekli bildirimi yapmadıkları takdirde, kendilerine karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası verilir. Söz konusu idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların her birine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir.

2010/4 sayılı Tebliğ’ in 10. maddesi birleşme veya devralma işlemlerinde gerçekleştirilme tarihinin kontrolün değiştiği tarihi ifade ettiğini ve izne tabi birleşme veya devralma işlemlerinin Kurulun izni olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde idarî para cezası uygulanacağını açıkça düzenlemektedir.

Birleşme veya devralmanın Kanunun 7. maddesini ihlal ettiğine karar vermesi halinde; para cezası ile birlikte, birleşme veya devralma işleminin sona erdirilmesine; hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmiş olan tüm fiili durumların ortadan kaldırılmasına; şartları ve süresi Kurul tarafından belirlenecek şekilde ele geçirilen her türlü payın veya mal varlığının eğer mümkünse eski maliklerine iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde üçüncü kişilere temlikine ve devrine; bunların eski malik veya üçüncü kişilere temlik edilmesine kadar geçen süre içinde devralan kişilerin devralınan teşebbüslerin yönetimine hiçbir şekilde katılamayacağına ve gerekli gördüğü diğer tedbirlerin alınmasına karar verir.

7. Rekabet Kurulu’nun teşebbüslerde yerinde inceleme yetkisi var mıdır? Kapsamı nedir?

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 15. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in 15. maddesi uyarınca Kurul emrinde çalışan uzmanlara teşebbüs ve teşebbüs birliklerini inceleme yetkisi tanımıştır. Kurul uzmanları, görevlerini yerine getirirken gerekli gördükleri takdirde, teşebbüslerin ve teşebbüs birliklerinin

  • Defterlerini, her türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve gerekirse suretlerini alabilir,
  • Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir,
  • Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilirler.

8. Başvurular ve Rekabet Kurulu kararları yayımlanır mı?

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 53. maddesi uyarınca Kurul kararları tarafların ticarî nitelikli sırlarını ifşa etmeyecek şekilde Kurum internet sayfasında yayınlanır. Buna ek olarak 2010/4 sayılı Tebliğ’in 12. maddesi Rekabet Kurumu’nun bildirilen birleşme ve devralmaları, ilgili teşebbüsler ile faaliyet alanlarını içerecek şekilde internet sayfasında duyuracağını düzenlemektedir. Bu nedenle, başvuru formunda yer alan sorular arasında, birleşme veya devralma işleminin tarafları, ilgili teşebbüsler, işlemin niteliği, etkilenen pazarlar ve işlem taraflarının faaliyet alanları hakkında bilgileri ticari sır içermeyecek şekilde özetlemelidirler.

9. Rekabeti kısıtlayıcı düzenlemeler içeren anlaşmaları, grup olarak veya bireysel olarak Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanmasından muaf tutan düzenlemeler bulunmakta mıdır?

Türk rekabet hukuku kapsamında muafiyet rejimi, grup muafiyeti ve bireysel muafiyet şeklinde ikiye ayrılmaktadır.

Aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde, rekabeti kısıtlayıcı düzenlemeler anlaşmaların Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü madde hükümlerinin uygulanmasından bireysel olarak muaf tutulmasına karar verilebilir:

(a)    Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,

(b)    Tüketicinin bundan yarar sağlaması,

(c)    İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,

(d)    Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması.

Ayrıca Rekabet Kurulu, belirli konulardaki anlaşma türlerini çıkardığı tebliğler ile Kanunun 4. maddesinin uygulamasından grup olarak muaf tutabilir. Bu kapsamda Rekabet Kurulu tarafından çıkarılmış olan grup muafiyeti tebliğleri aşağıdaki şekildedir:

  • 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik, Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı)
  • Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2017/3 sayılı)
  • Araştırma ve Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet Tebliği (2016/5 sayılı)
  • Uzmanlaşma Anlaşmalarına ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2013/3 sayılı)
  • Sigorta Sektörüne İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2008/3 sayılı)
  • Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2008/2 sayılı)

10. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve kararların Rekabet Kurulu’na bildirilmesi gerekir mi?

Rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve kararların Rekabet Kurulu’na bildirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Rekabet Kurulu tarafından düzenlenen grup muafiyeti tebliğleri kapsamına giren rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve kararlar kendiliğinden grup muafiyetinden yararlanmakta olup bunlar için Rekabet Kurulu’na ayrıca bildirim yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Grup muafiyeti tebliğleri kapsamına girmeyen anlaşma ve kararlar açısından ise teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da öngörülen bireysel muafiyet koşullarını, grup muafiyet tebliğlerini, Rekabet Kurulu tarafından çıkarılmış kılavuzları ve Kurul’un eski kararlarını dikkate alarak, ilgili anlaşmaların bireysel muafiyet kapsamına girip girmediğini kendilerinin değerlendirmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile bu anlaşmalar için de bir bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin hukuki belirlilik elde etmek amacıyla Rekabet Kurulu’na muafiyet talebi ile başvurmaları mümkündür.

First published by Gün + Partners,

Paylaş