fbpx

Sermaye Piyasası Kurulu 13 Temmuz Tarihli Kararını Neden Aldı – Neden Kaldırdı?


Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği m.4/f.3’e göre Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirketin finansal tablolarını hazırladığı dönem ile bu tabloları kamuya duyurduğu dönem arasındaki sürede, ilgili şirketin tabloları hakkında bilgi sahibi olan kişiler ve bunlarla ilişkili kişiler, ilgili şirketin hisselerine ilişkin ne alım ne de satım yapabiliyorlar. SPK, 13 Temmuz tarihli kararıyla 31 Ağustos’a kadar bu hükmün “alım” işlemlerine uygulanmayacağını belirtti.

SPK, bu kararı, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin pay geri alım programlarını desteklemek için ve bu şirketlerin iştirak ve bağlı ortaklıklarının ilgili şirketin paylarını geri almalarına ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldırmak için almış olduğunu açıkladı. Bu açıklamayı 15 Temmuz’daki başka bir kararı ile yaptı. Aynı kararda, piyasadan gelen tepkiler üzerine yukarıda yer verilen 13 Temmuz tarihli kararını kaldırdığını da belirtti.

SPK’nın 13 Temmuz tarihli kararını ne tetiklemiş olabilir sorusunun cevabının Temmuz ayında Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin bazılarının hisselerine ilişkin yapılan satışlarda bulunulabileceği düşünülüyor. Bilindiği üzere, Temmuz ayında, Borsa İstanbul’da kısa sürede yüklü satışlar yapıldı. Bu durum, tüm borsayı negatif şekilde etkiledi.

“Geri alım” işlemleri bilanço dönemi hariç olmak üzere halka açık şirketler tarafından yapılabilen işlemler. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket, hisse işlem değerinin olması gerekenin altında olduğunu düşündüğünde geri alım kararı alıp piyasada talep yaratarak hissenin değerinin çıkmasını sağlayabiliyor. Şimdiye kadar birçok şirket de bu şekilde geri alım işlemi yaptı. SPK bu kararı ile bu geri alım işlemlerinin Temmuz-Ağustos döneminde de devam edebilmesini sağlamak istemiş gibi duruyor. Bu şekilde borsa endeksinin daha da düşmesini önlemek için şirketlere ellerindeki aletleri bir tereddüt olmadan kullanabilmelerini sağlamayı amaçlamış olabilirler.

SPK, her ne kadar bir regülasyon faaliyeti ile piyasada bir düzenleme yapmak istediyse de yapılan bu düzenlemenin hukuka uygun olmadığının altını çizmek gerekiyor. İlk karar çok geniş bir şekilde düzenlenmiş ve Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği m.4/f.3, herhangi bir nitelendirme yapılmadan tümden askıya alınmış. Buna göre, şirketlerin kendilerinin veya iştiraklerinin yaptıkları geri alım işlemleri değil, şirket yöneticilerinin ve finansal tabloları hazırlayan müdürlerin yapacakları alımların bile piyasa bozucu eylem olmayacağı sonucu çıkıyor. Bu gibi ilişkili kişilerin yaptıkları işlemler normalde “içeriden öğrenenlerin ticareti” suçu teşkil ediyor. Bu faaliyet, Sermaye Piyasası Kanunu hükmü ile yasaklanmış ve cezaya tabi tutulmuş. SPK aldığı bir karar ile zaten bu yasağı kaldıramaz ki 15 Temmuz tarihli kararı ile SPK da kendilerinin bu şekilde bir suçu ortadan kaldırmaya yetkili olmadıklarını ifade etmiş. 13 Temmuz tarihli ilk karardan sonra piyasadan yoğun tepki geldi, bu kararın “içeriden öğrenenlerin ticareti” faaliyetine izin vermek anlamına geldiği belirtildi. Her ne kadar SPK’nın bu şekilde bir yetkisi olmasa da, ilk kararın iletişiminin de iyi yapılamamasından dolayı piyasada oluşan bu algı güçlendi. SPK da 15 Temmuz tarihli ikinci bir kararı ile ilk kararını yürürlükten kaldırdı ve eski düzenlemeyi geri getirdi.