fbpx


Uzun zamandır beklenen Sınaî Mülkiyet Kanunu (“SM Kanunu”), bugün itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

SM Kanunu, Markaların, Patentlerin, Coğrafi İşaretlerin ve Endüstriyel Tasarımların korunmasıyla ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerin yerine geçerek tüm bunları tek bir kanunda birleştirmektedir.  Kanun, AB Sınaî Mülkiyet Hukukundaki son gelişmelere uyum sağlamak, Kanun Hükmünde Kararnamelerin çeşitli hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararlarından kaynaklanan boşlukları gidermek ve gerekçesinde de belirtildiği üzere ilgili düzenlemeleri daha açık, anlaşılır ve sistematik yapmak üzere hazırlanmıştır.

SM Kanunu, başlangıç hükümleri ve ortak hükümlerle birlikte 5 bölüm ve yaklaşık 200 maddeden oluşmaktadır. Kanunda Birinci Kitap Markaları, İkinci Kitap Coğrafi İşaretleri, Üçüncü Kitap Tasarımları ve Dördüncü Kitap da Patentleri düzenlemektedir.

SM Kanunu ile getirilen bazı önemli değişiklikler şu şekildedir:

Türk Patent Enstitüsü’nün adı “Türk Patent ve Marka Kurumu” olarak değiştirilmiştir.

Markalar bakımından getirilen önemli değişikler:

  • Marka olarak tescillenmesi gereken işaretlerin grafiksel gösterim şartı “marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması” şeklinde değiştirilmiştir. Dolayısıyla terminoloji AB Markalar Yönetmeliği ile uyumlu hale getirilmiştir.
  • Türk Marka Hukuku’na ”birlikte var olma ilkesi” getirilmiştir. Buna göre, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından re’sen mutlak ret gerekçesi teşkil etmesine engel olmak için birlikte var olma anlaşmaları ve muvafakatnameler kabul edilecektir.
  • Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılan itiraz işlemleri sırasında, itiraz eden taraf, başvuran talep ettiği takdirde, itiraza dayanak gösterdiği ve en az beş yıldır tescilli olan markaların kullanımını ispatlamak veya kullanılmamışsa bunun için haklı gerekçe sunmakla yükümlüdür. Kullanım ya da kullanmamanın haklı gerekçesi ispatlanamazsa itiraz reddedilecektir. Bu talep, tecavüz davalarında savunma olarak da kullanılabilir.
  • İtiraz süresi üç aydan iki aya indirilmiştir.
  • Yakın zamanda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Paris Sözleşmesi anlamındaki tanınmış markaların korunması, nispi ret ve hükümsüzlük nedeni olarak yeniden getirilmiştir.
  • Kötü niyet, ayrı bir itiraz ve hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir.
  • Coğrafi işaretleri içeren işaretler, marka olarak tescil edilemeyecektir.
  • Ayırt edicilik kriterlerine ilişkin terminoloji, AB marka mevzuatına benzer şekilde değiştirilmiştir.
  • Hükümsüzlük talebine ilişkin beş yıllık süre ayrı bir hükümle düzenlenmektedir.
  • Kullanılmama nedeniyle iptal talepleri Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından görülecektir. Ancak, bu maddenin uygulanma tarihi ek bir hüküm ile 7 yıl ertelenmiştir. Bu nedenle 2023 yılına kadar iptal davaları Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri’nde açılmalıdır.

Tasarımlar bakımından getirilen önemli değişikler:      

  • İlgili bölümün başlığı “Endüstriyel Tasarımlar” iken “Tasarımlar” olarak değiştirilmiştir ve endüstriyel olup olmamasına bağlı olmaksızın tüm tasarımlar koruma altına alınmıştır.
  • Tasarım başvuruları için yenilik incelemesi getirilmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumu bu incelemeyi re’sen yapacak ve ardından başvurunun yayımlayıp yayımlamayacağına karar verecektir.
  • İtiraz süresi altı aydan üç aya indirilmiştir.
  • Tescilsiz tasarımlar, topluluk tasarımlarıyla ilgili Konsey Tüzüğü’nün 11. maddesine uygun olarak kamuya sunumlarından itibaren üç yıl korunacaktır.
  • Ayırt edicilik kriteri, “önemli fark”  iken “fark” olarak değiştirilmiştir.
  • Görünmeyen parçalar / aksamlar (örneğin bir motorun parçaları) tasarım olarak tescil edilemez.
  • İtiraz gerekçeleri genişletilmiştir. “Kötü niyet” ve “başkasına ait bir fikri mülkiyet hakkının izinsiz kullanımı” da itiraz gerekçeleri arasına eklenmiştir.

Patentler bakımından getirilen önemli değişikler:

  • EPC’nin 101. maddesiyle uyumlu olarak, patent verildikten sonra bir itiraz sistemi getirilmiştir. Bu sistemin devreye girmesiyle, patent sahipleri ilk patent verilmesi kararından sonra itiraz safhasında patenti değiştirme hakkına sahip olacaklardır.
  • Mahkemeler, ilk patent verilme kararından sonra, itiraz süreci Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde devam ederken hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremez. Bununla birlikte, bu düzenleme yalnızca ulusal patent başvuruları için geçerlidir. Avrupa patentleri için ise, EPO’nun patent verilebilirliğe ilişkin incelemesi sırasında üçüncü kişiler ulusal mahkemelerde hükümsüzlük davası açabileceklerdir.
  • KHK’nin önceki kullanım hakları, bir patentin ve hizmet buluşunun kullanılması / uygulanabilir olması zorunluluğuna ilişkin belirsiz hükümleri geliştirilmiştir.
  • Patent hakkı tecavüzlerinde öngörülen tüm cezai yaptırımlar kaldırılmıştır.
  • Zorunlu lisanslama gerekçeleri genişletilmiştir. Özellikle, Kanunla, “kullanımın ulusal pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmaması” halinde patentin kullanılması halinde dahi zorunlu lisanslama talep edilebileceği öngörülmektedir.

 

Ortak Hükümlerde yer alan önemli değişiklikler:

  • Bir marka / patent / tasarım hakkı sahibi, öncelikli hak sahibinin açtığı tecavüz davasında tescilli bir hakkını savunma olarak artık ileri süremeyecektir. Dolayısıyla, bir tescile sahip olmak tecavüz olmadığı anlamına gelmemektedir.
  • Fikri Mülkiyet hakları bakımından kabul edilen “ulusal tükenme” ilkesi, “uluslararası tükenme” olarak değiştirilmiştir.

Yeni SM Kanunu, ilgililer tarafından genellikle olumlu bir gelişme olarak görülmektedir; zira Anayasa Mahkemesi, son yıllarda bu hakların Kanunla düzenlenmesi gerektiği gerekçesi ile KHK’nın birçok hükmünü iptal etmiştir. Bazı noktalarda yoğun tartışmalar olsa da, SM Kanununun hak sahipleri için bazı büyük sorunları çözmesi beklenmektedir.

SM Kanunu, bugün yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, yürürlüğü ertelenen bazı hükümlerin yanı sıra; mülga KHK’lar zamanında yapılmış olan marka, tasarım ve patent başvuruları bakımından, tescil süreci tamamlanana kadar, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat uygulanmaya devam edecektir.

Herhangi bir sorunuz varsa lütfen gun@gun.av.tr üzerinden veya kendi kontaklarınızla iletişime geçiniz.

First published by Gün + Partners, in 10.01.2017