Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun


Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15 Şubat 2018’de TBMM’de kabul edildi. Kanun, yatırım ortamındaki bazı işlemleri kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Ülkemizdeki yatırım ortamının iyileştirilmesi iş çevrelerinin en önemli istekleri arasında yer alıyor. Bazı basit işlemler için dahi farklı farklı devlet kurumlarında çeşitli işlemler yapılmasının gerekmesi, bürokratik işlemlerin çokluğu ve bunun gibi sorunlar her ne kadar küçük gibi görünse de yatırımcılara ek külfet getirmesi ile şikayetlere sebep oluyor. Hükümet, bu şikayetleri dinleyerek bu gibi sorunların çözülmesi için “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” tasarısı hazırladı ve TBMM’ye sundu. Söz konusu tasarı 15 Şubat 2018’de kabul edildi. Kanun’un tanıtımında kullanılan anahtar kelime ise “kolaylaştırma”. Buradan da anlaşılacağı üzere, Kanun’un ana amacı, işlemleri kolaylaştırarak yatırım yapılma ortamını iyileştirmek.

Kanun’un şirketler için getirdiği en önemli yenilikler ticaret sicili müdürlüklerinin şirket kuruluşu konularında tek nokta haline getirilmesi ile ilgili. Bazı işlemlere ilişkin onay yetkisi noterliklerden alınarak ticaret sicil müdürlüklerine veriliyor. Örneğin, şirket kuruluşunda açılması gereken ticari defterlerin açılması işlemleri artık noterlerde değil, ticaret sicili müdürlüklerinde yapılacak. Aynı şekilde, yine şirket kuruluşlarında sicil müdürlüklerince talep edilen imza beyannameleri artık noterliklerden alınamayacak, bunun yerine bu beyanname ilgili ticaret sicili müdürlüğünce onaylanabilecek. Bunun haricinde, şirket kuruluşlarında Sosyal Güvenlik Kurumu’na ayrı bir işyeri açılışı bildirimi yapılması gerekmeyecek, ticaret siciline yapılacak bildirim Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılacak işyeri bildirimi yerine geçecek.

Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan başka bir değişiklik ile kurumsal temsilci, bağımsız temsilci ve organ temsilcisi kurumları kaldırıldı. Bilindiği üzere, bu kurumlar anonim şirketlerin genel kurullarında pay sahiplerinin temsili konusunda çeşitli uygulamalar öngörüyordu. Her ne kadar bu kurumların arkasındaki düşünce pay sahiplerini daha fazla korumak olsa da Türkiye’deki anonim şirketlerinin çoğunun az ortaklı anonim şirketler olduğu düşünüldüğünde, bu kurumların amaçladığı işlev Türkiye’deki şirketlerin çoğu için ilgisiz kalıyordu. Çağrılı genel kurul yapıldığında 15 gün olması gereken çağrı süresi, bu kurumlar nedeniyle 45 güne çıkıyordu ve hızlı alınması gereken kararlar söz konusu olduğunda bu kurumlar yarardan ziyade engel teşkil ediyordu. Bu nedenle, Kanun ile yapılan bu değişikliğin iş çevrelerince olumlu karşılanacağını düşünüyoruz.

Kanun, yukarıda sayılanlar haricinde; belediyelerin 1 sene içerisinde e-belediye sistemine geçmelerini ve işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesini sağlamalarına, tapularda yapılacak işlemlerin kolaylaşmasına, kat mülkiyeti ile ilgili değişiklere ilişkin hükümler içeriyor. Kanun ile getirilen hükümler incelendiğinde, “kolaylaştırma” amacına ulaşan bir kanun olduğu açıkça görülebiliyor. Tabii ki bu Kanun yatırım ortamının tüm sorunlarını çözmüyor, ancak bu amaçla ileriye doğru atılan adımlardan birisi olduğu kesin. Hükümetin odağını tekrardan yatırım konularına çektiğini göstermesi açısından da bu Kanun yine olumlu bir anlam taşıyor.