fbpx

Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Sağlık Sektörü Düzenlemeleri


16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum sonucu, Anayasa’da değişiklik gerçekleştirilmiş olup Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş yapılmıştır. Bu sistemin en temel özelliği; Başbakanlık makamının kaldırılması ile yürütmeye ait tüm yetkilerin Cumhurbaşkanına aktarılması şeklinde özetlenebilir. Cumhurbaşkanı hem devletin hem de Yürütme makamının başı haline gelmiştir. Öte yandan, TBMM yine temel Yasama organı olmakla birlikte; bu yetkisini de Cumhurbaşkanı ile paylaşmakta ve Cumhurbaşkanı da, doğrudan Anayasadan aldığı yetkiye dayanarak, Meclis’ten bir yetki kanunu çıkarılmasına ihtiyaç duymaksızın (ekonomik, sosyal ve kültürel haklar alanı ile sınırlı olacak şekilde) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) çıkarabilme yetkisine sahiptir.

Yeni sistemde, Yürütmenin başı tek başına Cumhurbaşkanı olarak belirlenmiş olduğundan; Bakanlar Kurulu da ortadan kaldırılmış olup Bakanlar Kurulu makamını da Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üstlenmiş bulunmaktadır. Nitekim Anayasa’nın geçici madde 21’i de bu geçiş dönemini şu şekilde düzenlemiştir:

F) Bu Kanunun [2709 sayılı Anayasa] yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerin [Anayasa’ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi ve Anayasa Mahkemesi Kararları başlıklı Anayasa maddeleridir] uygulanmasına devam olunur.

G) Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.

Yeni sistemin yürürlüğe girmesi ile ilk olarak 703 sayılı KHK kapsamında, bazı bakanlık ve kurumların teşkilat ve görevleri hakkındaki kanunlar yürürlükten kaldırılmış ve bazı bakanlık teşkilatları birleştirildi. Buna göre;

  • Aile ve Sosyal Politikalar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının teşkilat kanunlarındaki düzenlemeyle iki bakanlık, “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı” adı altında bir araya getirilmiştir.
  • Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı birleşerek “Hazine ve Maliye Bakanlığı” adını almıştır.
  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da ismi değişerek adı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmuştur.
  • Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı adını almıştır.
  • Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı birleşerek Ticaret Bakanlığı adını almıştır.
  • Kalkınma Bakanlığı kaldırılmış ve bu Bakanlığın görev ve yetkilerinin çoğunluğu Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na aktarılmış; bir kısmı da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na verilmiştir.

Bunun yanı sıra, çeşitli devlet kurumları da, çıkartılan CBK’lar ve KHK’lar ile lağvedilip tekrar kurulmuştur. CBK’lar ve KHK’lar ile yapılan değişiklikler esas olarak; Anayasa’da yapılan Yönetim sistemi değişikliğine uyum amacıyla, bu kurumların bağlı oldukları Bakanlıklarda yapılan değişikliklerin yansıtılması yönünde yapılan değişikliklerdir.

Yeni sistemin sağlık sektörüne etkileri

Yeni mevzuatlar ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının yetki ve görevlerinin temel olarak aynı kalmış olmakla birlikte; eni sisteme uygun olarak, İlaç fiyatlarının belirlenmesindeki usul ve esasların, eski sistemden farklı olarak Bakanlar Kurulu’nun değil Cumhurbaşkanınca belirleneceği düzenlenmiştir.

Hâlihazırda, ilaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin temel düzenleme, Bakanlar Kurulu’nun 24.02.2017 tarihli Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karardır. Anayasanın yukarıda anılan 21 sayılı geçici maddesi kapsamında; Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar bu Karar geçerli olacaktır.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı’nın görev ve yetkileri daha detaylı düzenlenmiş ve TİTCK’ya “hizmet binası ve sağlık tesisi yaptırma” , “Tıbbî ürün ve hizmetlerin üretiminin teşvik edilmesi” ve “Yurt dışı sağlık hizmet birimleri” kurma konusunda da yetkiler verilmiştir. Öte yandan, TITCK’ya, , sağlık hizmeti sunumunda ihtiyaç duyulan tıbbî cihaz, ilaç ve diğer ürün ve hizmetlerin alımında mümkün olduğunca yurtiçi sanayi imkanlarından faydalanmak amacıyla araştırma, geliştirme, prototip ve seri üretim faaliyetlerini yaptırma ve ihtiyaç halinde yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerle alım garantili sözleşmeler yapılabiliyapma ve yedi yıla kadar gelecek yıllara yaygın yüklenmeye girişme” yönünde de yetki verilmiştir.

TITCK’ya verilen bu yetkilerin, son yıllarda sağlık sektöründe de öne çıkan yerel üretime öncelik politikaları kapsamında verilmiş olduğu düşünülmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu da, 4 Numaralı CBK ile tekrardan kurulmuş; ancak yapısı ve işlevinde bir değişiklik yapılmamıştır. SGK’nın bağlı olduğu Bakanlık ismi “Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı” olarak değiştirilmiş olmakla birlikte; hala kamu tüzel kişiliğini korumakta ve idarî ve malî açıdan özerktir. Kurumun Hizmet Birimlerinde de herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Kalkınma Bakanlığının görev ve yetkilerinin çoğunluğu Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na aktarılmış ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen temel hedef, ilke ve amaçlar çerçevesindeki kalkınma planları hazırlama ve planları takip etme konusundaki görevleri bundan böyle Strateji ve Bütçe Bakanlığı yerine getirecektir. Bu kapsamda sağlık sektöründe devletin ilaç alımları ve yeni teknolojilere yapılacak olan harcamalar ve yatırımlar ile ilgili Strateji ve Bütçe Bakanlığının büyük olacağını söylenebilecektir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yeni görevleri de aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Özel sektör ve yabancı sermaye faaliyetlerinin plan hedef ve amaçlarına uygun bir şekilde yürütülmesini düzenleyecek teşvik etmek
  • Bölgesel veya sektörel bazda gelişme programları hazırlamak.
  • Kalkınma ajanslarının koordinasyonunu sağlamak ve bunlarla ilgili iş ve işlemleri yürütmek.
  • Bilgi toplumuna ilişkin politika, hedef ve stratejileri hazırlamak, bu alanda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör arasındaki koordinasyonu sağlamak ve uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek.

Yukarıda bahsi geçen bakanlıkların çalışmaları ve yeni getirilecek düzenlemelerine ek olarak, doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı yeni kurulların da yol gösterici çalışmalarının sağlık sektörünü şekillendireceği öngörülmektedir.

1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanı ile çalışmak ve Cumhurbaşkanının talimatlarını yerine getirmek üzere çeşitli alanlarda kurulan Politika Kurullarının temel görevi; , görev alanlarına giren konularda kamu kurum ve kuruluşlarına görüş vermek ve görev alanlarına giren konularda Bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar, sivil toplum ve sektör temsilcileri, alanında uzman kişiler ve ilgili diğer ilgililerin görüşünü alarak uygulanan politikaları ve gelişmeleri izlemek, yapılan çalışmalarla ilgili Cumhurbaşkanına rapor sunmak olarak belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Kurulları arasında, Sağlık Sektörü bakımından önem teşkil edenler; “Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu”, “Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu” ve “Ekonomik Politikalar Kurulu”. Bu kurulların da doğrudan Cumhurbaşkanının hedeflerini gerçekleştirebilmek adına Bakanlıkların düzenlemelerine katkılarda bulunulacağı düşünülmektedir.

Sonraki adımlar

Henüz bütün mevzuatlar bu yeni sisteme adapte edilmediğinden; bu geçiş süreci içerisinde, özellikle yapılanması değişen Bakanlıkların dahil oldukları süreçler bakımından bazı gecikmeler yaşanabileceği değerlendirilmektedir. Ancak yılsonuna kadar çoğu mevzuatın yeni sisteme uyumlu hale getirileceği belirtilmektedir.