fbpx

Zorunlu Tahkime Yürütmenin Durdurulması Kararı


Danıştay 10 HD dairesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı çalışan buluşlarına ilişkin buluşçuya makul bedelin ödenmesi davası ile ilgili uyuşmazlığın çözümünün zorunlu tahkime gidilmesi suretiyle çözümlenmeyeceği, mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla sınırlandırılabileceğine dair prensipleri tekrar hatırlattı.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na bağlı Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik’in “makul bedel” için zorunlu tahkim öngören hükümleri, yürürlüğe girmesinden itibaren çok tartışılmıştı. Çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerde öngörülen zorunlu tahkim hususu, ilgili hükümlerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile birlikte ilk defa Danıştay’ın önüne geldi.

Danıştay’dan önce, bir firmanın çalışanının yaptığı buluş için firma tarafından patent başvurusu yapılması ancak çalışana buluş konusu patentten elde ettiği gelirden hiçbir bedel ödenmemesi üzerine, bahsi geçen çalışan tarafından Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri’nde, ödenecek bedelin belirlenmesi istemli dava ikame edilmiş, ancak Yönetmelik hükümleri uyarınca bedelin tahkim ile belirlenmesi öngörüldüğü gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verilmişti. Verilen bu karar üzerine, zorunlu tahkime ilişkin hükümlerin, kanunda dayanağı olmaksızın mahkemelerin yetkisini elinden aldığını ve esasen konunun mahkemelerce çözümlenmesi gerektiğini savunan çalışan, zorunlu tahkime ilişkin hükümlerin iptali ve yürütmesinin durdurulması için Danıştay’da iptal davası açtı.

Bilindiği üzere, Anayasa, mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır ve buna göre mülkiyet hakkı ancak kanun ile sınırlandırılabilir. Yönetmelik’in dayanak kanunu olan Sınai Mülkiyet Kanunu’nda ise, çalışan buluşlarında makul bedelin mahkemelerce belirlenemeyeceğine ve ancak tahkim ile belirlenmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Sınai Mülkiyet Kanunu’nu yürüten Türk Marka ve Patent Kurumu’nun da, Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenlenmeyen veya düzenlenen hususların kapsamını aşacak şekilde Yönetmelik ile temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran düzenlemeler yapması mümkün değildir.

Buna ek olarak, Anayasa’da düzenlendiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hak arayan bir kişi için temel başvuru Türk mahkemeleri olup, tahkim yolunun mecburi olarak öngörülmesi, yani mahkemelerin yetkisinin olmadığının kabul edilmesi için taraflar arasında yapılan bir sözleşme veya kanunda açık yasal düzenleme şarttır. Bu doğrultuda Danıştay, Yönetmelik md 11/2’nin 2. cümlesinin ve mad. 24/1’de yer alan tahkim yoluyla ibaresi ile md 24/4’ün yürütmesinin durdurulmasına karar verirken, mahkemelerin genel yargı yetkisinin ancak kanunla ortadan kaldırılabileceğini, aksinin Anayasa mad. 9, 36 ve 141 uyarınca mümkün olmadığını vurguladı. İptal davası halen devam ediyor.

Görüldüğü üzere, mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırılması ve zorunlu olarak tahkim öngörülmesi için Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik’le bir takım hükümlere yer vermek Anayasa aykırı kabul edilmiştir. Anayasa’ya göre bu, ancak kanunla mümkündür.