NIVEA Mavisi Etkisi: Arttırılmış Ayırt Edicilik, Ortak Renkler Nedeniyle Karıştırılma İhtimali Yaratabilir Mi?
- Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“Kurul” veya “YİDK”), Beiersdorf’un, NIVEA’nın ayırt edici mavi-beyaz kompozisyonunu içeren sonraki tarihli bir markaya karşı yaptığı itirazı kabul etmiştir.
- Kurul, önceki tarihli markanın mavi-beyaz renk kombinasyonundan kaynaklanan güçlü ayırt ediciliği ve tanınabilirliğini göz önünde bulundurarak, sonraki markanın NIVEA ile karıştırılma ihtimali yaratabileceğini vurgulamıştır.
- Bu emsal karar, önceki tarihli markalar belirli renkleri sürekli bir şekilde kullanarak ayırt edicilik kazandığında, renk ve kompozisyon benzerliklerinin marka uyuşmazlıklarında belirleyici olabileceğini teyit etmektedir.
Kelime ve şekil markalarının karşılaştırmaları, yerleşik ilkelere dayanılarak yapılmaktadır. Ancak, benzerlik iddiası esasen ortak renkler ve kompozisyona dayanıyorsa, değerlendirme daha karmaşık bir hale gelir ve daha bütüncül bir yaklaşım öne çıkmaktadır.
Olayın Geçmişi
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“YİDK” veya “Kurul”), Beiersdorf AG tarafından, mavi-beyaz dairesel formdaki tanınmış NIVEA markalarına dayanılarak yapılan itiraz üzerine bir karar vermiştir:
Beiersdorf, aşağıdaki itiraza konu başvurunun, daha eski tarihli NIVEA markalarıyla karıştırılma ihtimali yarattığını iddia etmiştir:

Beiersdorf, NIVEA markasının kozmetik sektöründe mavi-beyaz renk kombinasyonu ile güçlü biçimde özdeşleştiğini ortaya koyan kapsamlı deliller sunmuştur. Ayrıca, NIVEA markalarının tanınmışlık statüsü, karıştırılma ihtimalini etkileyen bir faktör ve ayrı bir gerekçe olarak ileri sürülmüştür.
Karar
YİDK, 2 Aralık 2025 tarihli kararında her iki markanın benzer kompozisyonlara ve mavi-beyaz renk unsurlarına sahip olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca itiraza konu markada “blue” kelimesinin kullanılmasına ve arka planda mavi rengin yer almasına, bu rengin NIVEA markalarının kozmetik sektöründe arttırılmış ayırt edicilik kazandığı renk ile benzerlik göstermesine dikkat çekmiştir. Bu çerçevede YİDK, başvuruda yer alan “blue” kelimesi ve renk unsurlarının markalar arasındaki benzerliği güçlendirdiğini değerlendirmiştir.
Bu değerlendirme sonucunda YİDK, NIVEA markalarının 03. sınıf kapsamında parfümler, kozmetikler, kokulu ürünler, sabunlar ve benzeri ürünler ile 35. sınıf kapsamında bu ürünlerin perakendeciliğine ilişkin hizmetler üzerindeki tanınmışlığı nedeniyle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu sonucuna varmıştır.
Yorum
Her ne kadar YİDK kararı Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri nezdinde açılabilecek bir karar iptal davasına konu edilebilecek olsa da bu karar Türk marka hukuku uygulaması açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir.
NIVEA, kozmetik sektöründe dünya çapında tanınmış bir markadır ve mavi-beyaz dairesel kompozisyonu marka ile ilk görüşte özdeşleşir hale gelmiştir. YİDK değerlendirmesinde Beiersdorf tarafından sunulan somut deliller ve emsallerle desteklenen bu ayırt edilebilirliği dikkate almıştır. Mevcut uyuşmazlıkta NIVEA ürünlerinin ayırt edici renk unsurları ve yerleşik itibarı, tüketicilerin markalar ve kaynakları arasında bir bağlantı kurması riskini önemli ölçüde artırmıştır.
Bu karar, kelime unsurları farklı olsa dahi, ortak renklerin ve kompozisyon benzerliğinin, özellikle bu renkler markaların temel unsuru olarak değerlendirildiğinde ve önceki tarihli markalar bu unsurlardan kaynaklı olarak yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunda, karıştırılma ihtimaline yol açabileceği görüşünü desteklemektedir. YİDK'nın gerekçesi ayrıca renge yapılan sözlü bir atıfın –mevcut uyuşmazlıkta “blue” kelimesinin kullanılması gibi– söz konusu rengin önceki tarihli markanın yüksek ayırt ediciliğinin temelini oluşturduğu durumlarda, markalar arasındaki ilişkilendirmeyi güçlendirebileceğini göstermektedir. Bu yaklaşım, uygulamada tüketicilerin markaları algılama biçimine ilişkin incelikli bir anlayışı yansıtmaktadır; zira görsel hafıza ve renk algısı çoğu zaman sözel farklılaşmadan daha baskın olabilmektedir.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında bu karar, bir markanın belirli renklerin tutarlı ve yoğun kullanımı sonucunda arttırılmış bir ayırt edicilik kazandığı durumlarda, bu renklerin yetkili makamın karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde belirleyici bir rol oynayabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Karar ayrıca, itiraz incelemelerinde bütüncül değerlendirmenin ve markaların tüm unsurlarının dikkate alınmasının önemini de vurgulamaktadır.