Türkiye'de Marka Hukuku Önemli Gelişmeler ve Öngörüler - 2026
2025 yılı, Türk fikri mülkiyet hukuku bakımından köklü mevzuat değişikliklerine sahne olmamakla birlikte; uygulamadaki yönelimlerin daha net gözlemlenebildiği ve bazı tartışma başlıklarının olgunlaşmaya başladığı bir dönem olarak değerlendirilebilir.
Markaların idari iptal mekanizmasının artık fiilen ve tam anlamıyla işlerlik kazanmış olması, 2025 yılı bakımından önemli bir eşik olarak öne çıkmıştır. Bunun yanı sıra, üç boyutlu markalar bağlamında fikri mülkiyet ve rekabet hukuku arasındaki sınırların yeniden tartışıldığı; kötü niyetli marka başvurularına ilişkin Avrupa Birliği uygulamalarının Türk hukuk pratiği bakımından da daha yakından takip edildiği bir dönem yaşanmıştır.
Bunun yanı sıra uygulamada bir ilk olarak TÜRKPATENT ile ile sulh imkânı da oldukça öne çıkan bir gelişme olmuştur.
Yargı kararları bakımından ise, özellikle Yargıtay’ın kısa kelime markalarına yaklaşımı ve farklı sektörlerdeki ürünler arasındaki benzerlik değerlendirmesine ilişkin bütüncül yaklaşımı dikkat çekmiştir.
Yapay zeka ve marka hukuku ilişkisi de bir gündem maddesi olarak önemini korumuştur.
İÇİNDEKİLER
- Türkiye’de Fikri Mülkiyet Uygulaması: 2025 Yılına İlişkin İzlenimler
- Markaların İdari İptali Artık Tam Olarak Yürürlükte!
- Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukukunun Kesişiminde Üç Boyutlu Markalar
- CP13 Sayılı Ortak Uygulama Metni Kapsamında Avrupa Birliği Hukukunda Kötü Niyetli Marka Başvuruları ve Kötü Niyetin Değerlendirilmesi
- İdare ile Sulh Mümkün Mü?
- GSK’nın Kötü Niyetli Tescil Karşısında Başarısı
- Yargıtay’dan Bütüncül Yaklaşım: Enerji İçecekleri vs. Motor Yağları
- Yapay Zeka ve Marka Hukuku
- Yargıtay’ın Kısa Kelime Markalarına Yönelik Yaklaşımının Değerlendirilmesi