İdare ile Sulh Mümkün Mü?

Güncel Yazılar -

Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 2/1(a) uyarınca idari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılması mümkündür.

İlgili davada davacı, İdarenin tesis etmiş olduğu idari işlemin hukuka ve Kanuna aykırı olduğunu iddia etmekte ve iptalini talep etmektedir. Buna cevaben de İdare, tesis etmiş olduğu idari işlemin yerindeliğini, hukuka ve Kanuna uygunluğunu savunacaktır.

Nitekim, benzer şekilde İdare de üçüncü kişilerle girdiği hukuki iş ve işlemler sonucunda zarar görmesi halinde, bu zararın ortadan kaldırılması ve/veya tazmini için dava açabilmektedir.

Bazı durumlarda idari işlem açık bir maddi hata ya da Kanuna aykırılık içerebilir veya ihtilafın devam etmesi her iki taraf için de gereksiz yük yaratıyor olabilir. Bu durumda İdare, işlemini yine de şiddetle savunacak mıdır; ya da idari işlemin aleyhine dava açıldığı aşamada İdare’nin işbu işleme katılmaması durumunda başka bir yöntemle çözmesi mümkün müdür?

Esasen böyle durumlarda, ilgili düzenleme[1] İdareye sulh olma konusunda yetki ve teşvik sağlamaktadır.

Nitekim konuyu sınai mülkiyet hakları bakımından ele aldığımızda konuya ilişkin düzenleme[2] uyarınca Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT” ya da “Kurum”) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (“YİDK”) kararları Kurumun nihai kararlarıdır ve bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde (“FSHHM”) dava açılabilir. Yine bu düzenleme ile paralel şekilde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) madde 156/2 uyarınca Kurumun SMK hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara FSHHM’dir[3]. Her iki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere YİDK tarafından SMK kapsamında verilen nihai bir karara karşı ilgili kişiler, Kurumu da taraf göstermek suretiyle Ankara FSHHM nezdinde dava açabilir.

TÜRKPATENT’in sulh olma yetkisi konusunda SMK’da açık bir hüküm bulunmamakla beraber TÜRKPATENT bir idari kurum olarak bahsi geçen düzenleme kapsamına girmektedir ve SMK’da bu hususta açık bir hükmün varlığına ihtiyaç yoktur.

Bu kapsamda özellikle açık maddi hata gibi hallerde TÜRKPATENT’in açık bir hatayı savunmak yerine davacı/vekili ile iletişime geçerek sulh teklif etmesi ve hatta davayı kabul etmesi mümkündür. Nitekim,  oldukça yakın bir tarihte YİDK’nın bir maddi hata ile tesis etmiş olduğu kararına karşı açılan davada TÜRKPATENT bu usulü izlemiş ve tarafımızla sulh olma imkanı doğurmuştur. Bu kapsamda TÜRKPATENT ile davacı müvekkilimiz adına davada YİDK kararının iptali yönünden sulh sağlanmış ve Kurum, davayı YİDK kararının iptali yönünden kabul etmiştir.

Yukarıda bahsedildiği üzere, esasen İdare ile girilen uyuşmazlıkların tamamında mevzuat İdareye sulh olma yetkisi tanımaktadır. Bu kapsamda, Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Rekabet Kurumu, Reklam Kurulu ve hatta Devlet Üniversiteleri gibi çeşitli kurum ve kuruluşlarla girilen uyuşmazlıklarda taraflarca yapılacak karşılıklı feragatler sonucu sulh sağlanıp sağlanamayacağı gözetilebilir. Nitekim, benzer olaylarda yapılacak bir sulh, taraflarca gözetilmesi gereken usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmektedir. Ancak bu durumun oldukça nadir olduğunun ve İdarenin, aleyhine açılmış bir davayı kabul etmesi için kendi menfaatini ve kamu menfaatini gözeteceğinin, kanundan da doğan birtakım şartların ve özellikli durumların olduğunun altını çizmek gerekir. Gerçekten de İdareyi de sulhe teşvik etmek adına örneğin davacı vekilinin yasal vekalet ücretinden feragat etmesi, davacının yargılamada yaptığı giderleri üstlenmeyi kabul etmesi gibi kamu menfaatini de gözetecek teklifler değerlendirilebilir. Zira İdare ile sulh halinde yargılamanın ne denli kısalacağı göz önüne alındığında, feragat edilen bedeller elde edilen usulî ve zamansal kazanımlar karşısında sınırlı bir önem arz etmektedir.

Bu kapsamda, TÜRKPATENT ile girilen uyuşmazlıklarda daha teknik – örneğin mal/hizmet karşılaştırması – sübjektif bir değerlendirme – örneğin markaların benzerliği – veya hukuki muhakeme – örneğin kazanılmış hak, vb. – gerektirmeyen ve bariz maddi hataların/hukuka aykırılıkların bulunduğu dosyalarda, kamu menfaati gözetilerek ve Hazine zarara uğratılmadan, taraflar Kurum ile iletişime geçerek sulh ihtimalini değerlendirmelidir.

[1] 659 Saylı Kanun Hükmünde Kararname: Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname madde 9/1 ve 3 “(1) İdarelerin adli yargıda dava açmadan veya icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet edebilirler(3) Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir.”.
[2] 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı başlıklı Madde 15/C.
[3] SMK madde 156/2.

Aboneliğinizi Yönetin

Güncel hukuki görüşlerimiz ve etkinliklerimiz hakkında özelleştirilmiş bilgilendirme için abone olun.

×

Etik değerlerle inşa edilmiş, küresel ölçekte saygı gören kırk yıllık bir yolculuk. Hikayemizi keşfedin.