Markaların İdari İptali Artık Tam Olarak Yürürlükte!

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 26. maddesi uyarınca, ilgili kişiler Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan (“TÜRKPATENT” ya da “Kurum”) bir markanın iptalini talep edebilirler.

Markaların iptaline ilişkin yetki, Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerine (“FSHHM”) aitken, 10 Ocak 2017 tarihinde SMK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte söz konusu yetki Kuruma devredilmiş, geçiş süreci sağlanması amacıyla 26. maddenin yürürlüğe girişi 7 yıl süreyle ertelenmiştir. Bu süreç boyunca, SMK’nın Geçici 4. maddesi uyarınca iptal yetkisi, FSHHM’de kalmaya devam etmiştir.

  1. maddenin 10 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından, TÜRKPATENT’in çevrimiçi sistemi[1] üzerinden ön başvuru şeklinde iptal talebinde bulunulabilmesi mümkün hale getirilmişse de uygulamaya ilişkin bir yönetmeliğin bulunmaması nedeniyle Kurum iptal taleplerini incelemeye başlayamamıştır.

Bu bekleme süreci, 15 Mart 2025 tarihinde, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’in (“Yönetmelik”) yayımlanmasına kadar devam etmiştir.

Yönetmelik’in bazı hükümleri eleştirilere konu olmuş olsa da, iptal taleplerinin incelenmesine başlanması açısından önemli bir adım olmuştur.

İptale İlişkin Başvurularda Usuli Esaslar

Yönetmelik’in 30/A-3 maddesi, iptal talebinin marka sahibine veya onun hukuki halefine karşı ileri sürülebileceğini düzenlemektedir.

SMK’nın 27/2 maddesi uyarınca, iptal kararı kural olarak iptal talebinin yapıldığı tarih itibariyle hüküm doğurur. Dolayısıyla iptal talebi sahibi, iptal koşullarının daha önceki bir tarihte gerçekleştiğini iddia ediyorsa, bu hususu açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Yönetmelik ile birlikte, 15 Mart 2025 tarihinden sonra talep edilen iptal başvuruları bakımından, başvuru ücretine ek olarak bir emanet ücreti öngörülmüş olup, söz konusu tutar, Kurum tarafından iptale ilişkin nihai karar verilene kadar emanet hesabında tutulmaktadır.

Kurumun nihai kararı ile iptal talebinin tamamen reddedilmesi halinde, emanet ücreti talep üzerine, marka sahibine ödenmektedir. İptal talebinin tamamen kabul edilmesi halinde, emanet ücreti talep üzerine, iptal talebi sahibine iade edilmektedir. İptal talebinin kısmen kabul edilmesi halinde ise taraflardan hiçbirine ödeme yapılmaz ve emanet ücreti Kuruma gelir olarak kaydedilir.

2026 yılı için emanet ücreti 29.433,33 TL olarak belirlenmiştir (26 Ocak 2026 tarihli döviz kuru esas alındığında yaklaşık 575 EUR). Bu tutarın, 29.433,33 TL olarak belirlenen başvuru ücretine ek olarak ödenmesi gerekmektedir. Başvuru ücreti %20 KDV dâhil 35.319,996 TL’dir (26 Ocak 2026 tarihli döviz kuru esas alınarak yaklaşık 690 EUR).

Bir iptal talebi yalnızca tek bir markaya karşı yöneltilebilmektedir. Bunun aksine, mahkemelerde açılan bir iptal davası ile birden fazla markaya karşı yöneltilebilmekteydi. Kanaatimizce, aynı başvuru sahibine ait aynı veya benzer markalara karşı ayrı ayrı iptal taleplerinde bulunulması, kararlar arasında tutarsızlığa yol açabilir ve Kuruma yük oluşturabilir.

Başvuru Sonrası Süreç

İptal talebinin usulüne uygun şekilde yapılmasının ardından, TÜRKPATENT, marka sahibinden ilgili iptal talebinde ileri sürülen gerekçelerin gerçekleşmediğini ortaya koyan delillerin sunulmasını ister.

Marka sahibinin, iptal talebine karşı delillerini sunması için 1 aylık süresi bulunmaktadır ve talep edilmesi hâlinde ise 1 ay ek süre verilebilir. Uygulamada, TÜRKPATENT’in süre uzatım talebi hakkında ayrıca bir karar vermediği ve/veya marka sahibine ayrıca bildirimde bulunmadığı, 1 aylık ek sürenin talebin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başladığı gözlemlenmiştir.

Uygulamada, kullanılmama nedeniyle iptal taleplerinin en yaygın iptal sebebini oluşturduğu görülmektedir. Kullanılmama nedeniyle iptal talebine ilişkin olarak marka sahibinin, markanın ilgili mallar/hizmetler bakımından ciddi kullanımını ispatlayan delilleri veya kullanmamanın haklı nedene dayandığını gösteren belgeleri sunması gerekmektedir. Kuruma yapılan iptal talebinden önceki üç ay içinde, iptal talebinde bulunulacağı düşüncesiyle gerçekleştirilen hiçbir kullanım dikkate alınmaz.

Uygulamada yazılımsal bir eksiklik nedeniyle karşılaşılmış olan sorunlardan biri, marka iptal taleplerine ilişkin marka sahibi tarafından sunulan karara itiraz dilekçesi de dahil olmak üzere hiçbir belgenin, TÜRKPATENT’in çevrimiçi sisteminden talep sahibi tarafından görüntülenemiyor oluşuydu. Ancak Kurum, yakın zamanda çevrimiçi sistemini güncellemiş ve eksikliği gidermiştir.

Karar ve Sonraki Aşamalar

Süresi içinde delil sunulmaz veya sunulan deliller yeterli görülmezse, Kurum iptal talebini kabul edecektir.

Yönetmelik ile kullanmama nedeniyle iptal taleplerine ilişkin olarak getirilen önemli ve daha önce görülmemiş bir değişiklik olarak, “aynı veya benzer mal/hizmetler için bir marka hakkında iptal kararı verilemeyeceği” düzenlenmiş olup, bu hüküm ile kullanımı ispatlanan mallar/hizmetler bakımından markanın iptal edilmesini önlemek amacıyla getirildiği düşünülmektedir; ancak bu yaklaşımın benzer mallar/hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmemesi gerekmektedir[2].

TÜRKPATENT, ön başvurular nedeniyle halihazırda ciddi bir iş yüküyle karşı karşıya olmasına rağmen, bekleyen iptal taleplerine ilişkin kararlarını birkaç ay içinde vermeye başlamıştır.

Bugüne kadar tarafımıza ulaşan kararlardan, Kurumun iptal taleplerini gerektiği gibi ve özenli bir şekilde incelediği anlaşılmaktadır. Bu kararların öne çıkan hususları aşağıda özetlenmektedir:

  • İptal kararının geriye etkili sonuç doğurabilmesi bakımından, meşru hukuki menfaatin varlığını aramakta ve bu konuda katı bir yaklaşım benimsemektedir.
  • İptal talebi sahibinin hukuki menfaatinin bulunup bulunmadığını, SMK madde 26/2 hükmüne atıfla değerlendirmektedir.
  • Ciddi ve kesintisiz kullanım incelemesinde, iptal talebinden önceki 5 yıllık dönemi esas almakta ve bu sürenin dışında kalan delilleri, SMK ile paralel şekilde, dikkate almamaktadır. Kurum ayrıca bir kararında, marka sahibinin bu süre içinde iptal tehdidi nedeniyle kullanıma başlamış olduğunun ispatlanması hâlinde, söz konusu delillerin dikkate alınmayacağının da altını çizmiştir.
  • Markanın, tescilli olduğu haliyle kullanılıp kullanılmadığı incelenmektedir.
  • Kullanımın ispatlandığı mallar/hizmetlere benzer mallar/hizmetler bakımından iptal kararı vermemektedir. Örneğin, “Motorlu taşıtlar dışındaki motor takozları veya kara taşıtları için motor takozları” bakımından kullanımın ispatlandığını belirterek, “aks burcu, biyel kolu burcu, yürüyüş rulmanı, eksantrik mili burcu, denge burcu, piston segmanı burcu, eksantrik mili yatağı, krank mili yatağı” malları yönünden iptale karar vermemiştir.
  • İlgili mevzuat hükümleri marka iptali bakımından kötü niyete veya markalar arasındaki benzerlik incelemesine yer vermediğinden bahisle, iptal talebinin kötü niyetle yapıldığı ve markaların benzer olmadığı yönündeki savunmaları reddetmektedir.
  • Delillerin ispat gücü bakımından Kurum, faturaları, resmi belge olmaları ve ticari faaliyetin doğrudan göstergesi olmalarından dolayı güçlü delil olarak kabul etmektedir.

Her ne kadar Yönetmelik’te açıkça düzenlenmemiş olsa da, iptal talepleri Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelenmekte olup, bu dairenin kararlarına karşı 2 ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na (“YİDK”) itiraz edilmesi mümkündür. YİDK kararlarına karşı ise 2 ay içinde yetkili Ankara FSHHM nezdinde iptal davası açılabilir.

Kurumun nihai iptal kararı, sicile kaydedilerek bültende yayımlanır ve derhal hüküm ve sonuç doğurur. Başka bir ifadeyle, YİDK kararına karşı açılan iptal davası, Kurumun iptal kararının icrasını durdurmaz. Bu nedenle, iptal talebinin baştan itibaren usulüne uygun bir şekilde incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim bir iptal kararı verilmesi hâlinde, marka sahibi, YİDK kararını iptal eden mahkeme kararının kesinleşmesine kadar marka korumasını kaybedecektir.

Değerlendirmeler

İdari iptal taleplerinin, maliyet ve zaman açısından etkinliği nedeniyle yaygın olarak kullanılacak bir savunma stratejisi hâline gelmesini öngörmekteyiz. Başvuru sahipleri, bir savunma aracı olarak yayıma itirazlara karşı itiraza gerekçe ve SMK madde 5/1(ç)[3] kapsamında engel teşkil eden markaların iptalini stratejik olarak talep edebilirler ve iptal talebi hakkında nihai bir karar verilene kadar Kurumdan itirazın ve/veya karara itirazın incelenmesinin bekletilmesini isteyebilirler. Benzer şekilde, kötü niyetli veya ihlalde bulunan kişiler, idari iptal sistemini kötüye kullanmak suretiyle, gerçek marka sahiplerine ait markaları hedef alabilirler. Bu bakımdan, Kurumun, gereksiz ve haksız iptal taleplerini caydırmak amacıyla, idari iptal sürecinin maliyetini mahkemeler nezdinde açılan iptal davalarının maliyetine yaklaştırmak suretiyle, emanet ücretini getirdiği kanaatindeyiz. Bununla beraber, idari iptalin zaman bakımından etkinliği ve pratikliği göz önünde bulundurulduğunda yine de bu yolun tercih edilen bir prosedür olmaya devam edeceği kanaatindeyiz.

Bu nedenle, marka sahiplerinin, markalarının faturalarda, ürünlerin üzerinde, kataloglarda, vb. şekilde yer almasını sağlamalarının ve bunları; reklamlar, dergi veya gazete yazıları gibi mevcut diğer delillerle birlikte düzenli olarak arşivlemelerinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.

[1] Elektronik Başvuru Sistemi (EPATS)
[2] https://gun.av.tr/insights/updates/turkpatent-issues-long-awaited-amendments-on-implementing-regulations-of-ip-code-regarding-administrative-revocation-of-trademarks
[3] Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

Aboneliğinizi Yönetin

Güncel hukuki görüşlerimiz ve etkinliklerimiz hakkında özelleştirilmiş bilgilendirme için abone olun.

×

Etik değerlerle inşa edilmiş, küresel ölçekte saygı gören kırk yıllık bir yolculuk. Hikayemizi keşfedin.