Görüşlerimiz
Moda Hukukunun Doğuşu ve Gelişimi
Günümüzde hukuk sistemlerinde, moda tasarımlarının korunmasına yönelik ve moda sektörünün ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan bir mevzuatın bulunmaması, moda tasarımlarını korumak isteyen tasarımcıların fikri mülkiyet hukuku normlarına başvurmasını gerekli kılmaktadır. Ancak mevcut fikri mülkiyet hukuku normları, hızlı değişen ve kendine özgü bir yapısı bulunan moda sektörünün ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaya yetmemektedir. Mevcut hukuki düzenlemelerde moda hukuku ile… »
İnternet Ortamında Telif Haklarının Korunması
Günümüzde telif hakları internet ortamında en çok ihlal edilen haklar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Fikri mülkiyet haklarının çevrimiçi ortamlarda ihlali halinde, hak sahiplerinin haklarının korunması için dünyadaki pek çok ülkede yaygın olarak uygulanan ve hızlı bir yöntem olan “Uyar-Kaldır Sistemi” Türk hukukunda da benimsenmiştir. Ülkemizde fikri haklar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) vasıtasıyla korunmaktadır ve FSEK uyarınca bir eserin… »
Yapay Zeka ve Telif Hakkı
Yapay zeka, “dijital bilgisayar veya bilgisayar kontrollü bir robotun akıllı varlıklarla yaygın olarak ilişkili görevleri yerine getirme yeteneği” olarak tanımlanmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, yapay zeka sistemleri günümüzde müzik ve sanat eserleri üretmenin yanı sıra şiir, roman, kısa hikayeler ve hukuk üzerine makaleler yazabilir hale gelmiştir. Yapay zekanın yaratıcılık ve zeka ürünü olarak kabul edilen bu eserleri üretmeye başlaması ile bu eserlerin… »
Çalışan Tarafından Yaratılan Eserler Üzerinde Hak Sahipliği
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) uyarınca eser sahibi, kural olarak eseri meydana getiren kişi olup, bu kişiler eserin yaratılması ile eser üzerinde doğan maddi ve manevi hakların münhasır sahibidir. FSEK uyarınca mali haklar eser sahibi tarafından feragat edilebilir yahut üçüncü kişilere devredilebilir nitelikte olmasına karşın, manevi hakların devri yahut bu haklardan feragat edilmesi emredici hükümler doğrultusunda mümkün değildir. Dolayısıyla kural… »
18 Yıldır Süren Bir Hukuk Savaşı: Karalis Davası
Yunan besteci ve söz yazarı Yannis Karalis (Davacı) 1997 yılında piyasaya sürülen “Eclipse” şarkısının, ünlü Türk şarkıcı ve söz yazarı Sezen Aksu ve diğer söz yazarı ve yapım şirketleri (“Davalılar”) tarafından izinsiz kullanıldığını ve ilgili kullanımların telif hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, 2003 yılında dava açmıştır. Davanın Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği’ne (“MESAM”) de ihbarı ve birliğin davaya dahiliyeti sağlanmıştır. Davalı ilgili… »
Pandeminin Marka İstatistikleri Üzerindeki Etkileri
Tüm dünyayı sarsan Covid-19 pandemisi ile geçen zorlu bir yılı geride bıraktık. İnsanlığın Covid-19 ile tanıştığı 2020 yılı, iş hayatı için de oldukça zor geçen bir yıl oldu. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve evlerde geçirilen uzun aylar nedeniyle değişen iş ve yaşam biçimimiz “normal” anlayışımızı tamamıyla değiştirirken, iş hayatındaki tercihler ve kriz anında alınan önlemler de farklılaştı. Marka başvurularının bu değişikliklerden etkilenmesi kaçınılmaz olsa da, başvuru… »
Covid-19’un Türkiye’de Marka Hakkının İcrasına Etkileri
Türkiye’deki ilk resmî COVID-19 vakası 11 Mart 2020’de duyuruldu. O tarihten bu yana ülke olarak farklı seviyelerde sokağa çıkma kısıtlamaları, karantinalar, seyahat yasakları ve kamu hizmetlerine erişim sınırlamaları yaşadık. Adlî ve idarî makamların etkinliğinin salgının ilerleme eğrisiyle ters orantılı biçimde etkilendiği aylar geçirdik. Marka haklarına dayanan aksiyonlar da bilhassa 2020 yılının ikinci ve üçüncü çeyreğinde salgından ciddi biçimde etkilendi. Ancak yılın… »
Yargıtay’ın Denetim Yetkisinin Sınırları
Türk yargı tarihine baktığımız zaman Yargıtay esasen farklı isimlerle ve farklı yetkilerle 1868 yılından beri mevcudiyetini koruyan bir müessesedir ve adli yargı sistemimizin yüksek mahkemesi niteliğindedir. Yargıtay’ın bugün bildiğimiz konumunu ve görevini alması ise tam olarak bölge adliye mahkemelerinin kurulması ve böylelikle üçlü yargı sistemine geçişle birlikte olmuştur. Bölge adliye mahkemeleri kurulmadan önceki dönemde Yargıtay, ikili yargı sistemin gerektirdiği… »
Yargıtay Tanınmış Marka Sicilini Tartışmaya Açtı
Yargıtay, yerleşik içtihatlarından ayrılan yakın tarihli bir kararı ile Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (“TÜRKPATENT”) tanınmış markaların kaydını sağlamak için sicil oluşturma yetkisinin olmadığı sonucuna varmıştır. Yargıtay’ın kararına konu davada, davacının TÜRKPATENT nezdinde yaptığı tanınmış marka kaydı başvurusunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“YİDK”) tarafından reddi kararının iptali talep edilmiştir. Davacı, YİDK’nın ret kararına karşı Ankara Fikri ve… »
Fikri Mülkiyet Haklarına İlişkin Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi
Kural olarak, yabancı bir ülkede verilen mahkeme kararı yalnızca verildiği ülke ile sınırlı olarak hüküm ve sonuç doğurur. Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de hukuki bir sonuç doğurabilmesi ve etki yaratabilmesi için bu kararın Türk mahkemeleri tarafından tanınması veya tenfizine karar verilmesi gerekmektedir. Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin düzenlemeler 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 50 ila… »
Kullanılma Niyeti Olmayan Geniş Kapsamlı Markalar
Kullanılma niyeti olmadan, geniş mal ve hizmetler üzerinde marka başvurularında bulunulması ülkemizde yaygın bir uygulamadır. Bu markaların sahipleri başvuru anında kötü niyetli olabilecekleri gibi, sonradan marka haklarını kötüye kullanabilmektedir. Örneğin, geniş kapsamlı marka sahipleri, kendilerinden muvafakatname talep edildiğinde, yaptıkları itirazın geri çekilmesi veya birlikte var olma anlaşması yapılması teklif edildiğinde, üçüncü kişilerden kötü niyetli bir şekilde… »
Fikri Mülkiyet Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Hakkındaki Gelişmeler
Arabuluculuk, Türkiye’de 1 Ocak 2019’dan itibaren, parasal talep içeren ticari uyuşmazlıklar için zorunlu hale gelmiştir. 2019 fikir liderliği raporumuzda bu gelişmenin konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri içeren fikri mülkiyet davalarına etkisi hakkındaki görüşlerimizi paylaşmıştık. Yakın zamana dek, bu değişikliğin uygulamadaki etkileri özellikle parasal ve parasal olmayan talepleri birlikte içeren davalar bakımından açık değildi. Yargıtay’ın… »