Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği ve Türk Kitle Fonlaması Piyasasına Getirdikleri


6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda 2017 yılında yapılan değişiklikle kitle fonlaması fon toplama aracı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile kitle fonlamasını ilgilendiren temel hükümler getirilmiş, konuya ilişkin detaylı düzenlemelere ise Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenlenen ve 3 Ekim 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan “Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği’nde” yer verilmiştir.

Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği hakkında kurumca yapılan duyuruda tebliğin aşağıdaki üç özelliğinin ön plana çıktığı görülmektedir:

  1. Kitle fonlaması düşük miktardaki tasarrufların yatırıma çevrilmesini ve girişimcilere düşük masraflı finansman sağlanmasını sağlar.
  2. Yalnızca yapılacak inceleme sonucunda kitle fonlaması yoluyla sermaye toplayabilecek koşulları yerine getiren işletmeler bu yola başvurabilmektedir.
  3. Nitelikli yatırımcı olmayan gerçek kişiler bir takvim yılı içerisinde paya dayalı kitle fonlaması yoluyla azami 20.000 Türk Lirası yatırım yapabilir. Ancak bu sınır 100.000 Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yatırımcının platforma beyan ettiği yıllık net gelirinin %10’u olarak uygulanabilir. Bu sınırlar ilgili düzenleme altında “nitelikli yatırımcı” olarak tanımlananlar ve tüzel kişiler için geçerli değildir.

 

Kitle fonlamasının düzenlenmesindeki amaç ülke ekonomisini güçlendirecek potansiyele sahip teknoloji odaklı girişimlere destek sağlamak ve yeniliği artırmak adına fırsatlar yaratmaktır. Benzer şekilde tebliğin 21. maddesinde paya dayalı kitle fonlaması yoluyla fon toplayacak girişim şirketlerinin sahip olması gereken zorunlu özellikler arasında “teknoloji faaliyetleri ve/veya üretim faaliyetlerinde bulunmaları” da sayılmıştır. Bu girişimler Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilen her bir kitle fonlaması platformu nezdinde bulunan yatırım komiteleri tarafından denetlenecektir ve ancak yatırım komitelerinin onayı ile girişimler kitle fonlaması yoluyla fon toplayabilecektir. Düzenlemenin bir amacı da yatırım komiteleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda olası saadet zincirlerinin önüne geçmektedir.

Bir diğer değişle tebliğ yatırımcı ve yatırım arayan girişimlerin ideal olarak çevrimiçi bir platformda bir araya gelmesini amaçlamaktadır. İdare tarafından yapılacak denetimler ilk olarak ilgili platformların yetkilendirilmesi ile başlayacaktır ve yalnızca mevzuat ile uyumlu platformlar Sermaye Piyasası Kurulu tarafından listelenecektir. Yetkilendirilen platformların faaliyetleri, üyelik ve kampanyalar gibi süreçlerin yürütülmesi halleri de yine tebliğde düzenlenmektedir. Örneğin, yetkili platformlarca düzenlenen herhangi bir fon toplama kampanyası 60 gün ile sınırlıdır, bu da girişimlerin fon toplamak için ancak sınırlı bir zaman diliminden yararlanacağı anlamına gelmektedir. Beklenen miktarda fonun toplanarak kampanyanın başarılı olması halinde fonlar buna karşılık gelecek payların devri karşılığında girişimciye aktarılmaktadır. Bu paylar Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde dijital olarak kaydedilecek ve paylar üzerindeki haklar ve pay sahipliği takip edilebilir yapıda olacaktır.

Önemle belirtmek gerekir ki; Türkiye dışında faaliyet gösteren kitle fonlaması platformları hizmetlerini Türkiye’de pazarlamadığı sürece tebliğe tabi olmayacaktır. Bununla birlikte Türkiye’de yerleşik kişiler tebliğ düzenlemelerinden bağımsız olarak yabancı platformların hizmetlerinden yararlanabilecektir. Bir başka değişle, yabancı kitle fonlama platformları Türkiye’de pazarlama faaliyetlerinde bulunmadıkça tebliğde yer alan yükümlülüklere tabi olmayacaktır ancak bu sunulan hizmetlerden Türkiye’de yerleşik kişilerin yararlanamayacağı anlamına gelmemektedir. Türkiye’de yerleşik kişiler kendi iradeleri ve çabaları doğrultusunda yabancı platformlardan tebliğ hükümlerine tabi olmadan yararlanabilecektir. Ancak Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kitle fonlama faaliyetlerine ilişkin olarak doğrudan ve/veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı halinde yabancı platformların faaliyetlerinin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilecek ve tebliğ hükümleri uygulanacaktır. Ancak faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere ilişkin olup olmadığının dolayısıyla tebliğin yabancı platformlara uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin diğer kıstasların Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla sırf Türkiye dışında kurulmuş ve faaliyet gösteriyor olmak yabancı platformlar açısından tebliğden muaf olunduğu anlamına gelmemektedir. Bu sebeple yabancı platformların Türkiye’de yerleşik yatırımcı ve girişimcileri hedeflemeden önce tebliğin kendilerine ne gibi etkileri olabileceğini iyi araştırmaları tavsiye edilmektedir.

Görüleceği üzere, Türkiye girişimciler için düşük maliyetli fon anlamına gelen paya dayalı kitle fonlamasına ilişkin detaylı düzenlemeler yapmakla bu yönde düzenlemelere sahip ekonomiler ile arayı kapatmaktadır. Ek olarak belirtmek gerekir ki, tebliğ halka kripto para arzı ile paya dayalı kitle fonlamasının kesiştiği noktada gerekli düzenlemeleri barındırmamaktadır. Hiç şüphesiz şartlarını yerine getirmekle blokzincir girişimleri paya dayalı kitle fonlaması yoluyla fon toplayabilir. Ancak toplanan fona karşılık olarak kripto para sunulamaz. Toplanan fona karşılık sunulan değerin mutlaka şirketin buna ilişkin olarak çıkaracağı kendi payları olması gerektiği hatırlanmalıdır.

Paylaş