Belirsiz Süreli İş Sözleşmelerinde Cezai Şarta İlişkin İçtihadı Birleştirme Kararı


Belirli süreli olarak yapılmış olmakla birlikte objektif koşulları taşımadığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen iş sözleşmelerinde kararlaştırılan süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart, belirlenen süre ile sınırlı olarak geçerli ve icra edilebilir kabul edilecektir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 8 Mart 2019 tarihinde vermiş olduğu 2017/10 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı ile, kanunda sayılı objektif koşullar oluşmaksızın belirli süreli yapılmış olması sebebiyle baştan itibaren belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmelerinde kararlaştırılmış bulunan süreden önce haksız feshe bağlı cezai şartın, geçerli ve uygulanabilir olduğuna hükmetti.

Kararın incelenmesine geçmeden önce belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerine ilişkin genel prensiplerin aktarılmasında fayda görülmektedir. İş Kanunu’nun 11. maddesinde düzenleme bulan belirli süreli iş sözleşmeleri, istisnai nitelikte sözleşmeler olup, ancak kanunun örnekseme yoluyla belirlediği, işin belirli süreli bir iş olması ya da belirli bir işin tamamlanmasına yönelik olması veya (askerlik, analık izni gibi) belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların varlığı halinde yapılabilmektedir. Belirli süreli bir iş sözleşmesinde, hem işveren hem işçi bakımından karşılıklı olarak kararlaştırıldığı sürece, her iki tarafın sözleşmeyi süresinden önce haksız feshetmesi haline istinaden bir cezai şart kararlaştırılması mümkündür. Kanunun, objektif koşullar olmaksızın yapılan belirli süreli bir iş sözleşmesine bağladığı sonuç ise sözleşmenin, en başından itibaren belirsiz süreli bir sözleşme olarak kabul edilmesidir.

Belirli süreli sözleşmelere kıyasen işçiye daha fazla güvence sağlaması sebebiyle asli nitelikte kabul edilen belirsiz süreli iş sözleşmelerinde ise, esasen çalışılması gereken belirli bir süre olgusu olmadığından sözleşmenin belirlenen süreden önce feshi gibi bir olgu da söz konusu değildir. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu sözleşme tipinde süreden önce feshe ilişkin bir cezai şart kararlaştırılması söz konusu olmamaktadır. Bununla birlikte, belirsiz süreli bir sözleşmede de tarafların, karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin feshedilemeyeceği asgari bir süre öngörmeleri mümkündür. Asgari süreli iş sözleşmesi olarak kararlaştırılan bu sözleşme tipinde, belirlenen asgari süre doluncaya kadar iş ilişkisine belirli süreli sözleşmeye ilişkin hüküm ve prensipler uygulanacağından[1], sözleşmenin asgari sürenin bitiminden önce haksız olarak feshedilmesi durumunda, yine karşılıklılık esasına uymak kaydıyla, cezai şart kararlaştırılması mümkündür. Ancak asgari süreli iş sözleşmeleri de atipik niteliktedir ve bir sözleşmeye bu niteliğin verilebilmesi, sözleşmenin asgari süreli olduğunun yazılı olarak açıkça kararlaştırılmasına bağlıdır.

İçtihadı birleştirmeye konu görüş ayrılığı, içeriğinde sözleşmenin süresinin bitiminden önce haksız feshine bağlı olarak kararlaştırılan bir cezai şart bulunan belirli süreli iş sözleşmesinin, objektif koşulların yokluğu nedeniyle kanunen belirsiz süreli olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda cezai şartın geçersiz olacağı görüşünü savunanlara göre, belirsiz süreli bir iş sözleşmesinde, belli bir süre çalışma yönünden bir şart gerçekleşmiş olmayacağından buna ilişkin cezanın da uygulanması mümkün olmayacaktır. Yine bu görüşe göre, her ne kadar asgari süre içeren belirsiz süreli iş sözleşmelerinde cezai şart kararlaştırılması mümkün olsa da, bir sözleşmenin asgari süreli kabul edilebilmesi için bunun da açıkça kararlaştırılması gerektiğinden, belirli süreli olarak akdedilen bir sözleşmedeki sürenin, sözleşmenin belirsiz süreli addedilmesinden sonra yorum yoluyla asgari süreli sözleşme olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Buna karşılık Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararında, konuyu Türk Borçlar Kanunu’nun en temel ilkeleri olan irade ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri üzerinden ele almıştır. Bu doğrultuda Kurul, belirli süreli olarak yapılan iş sözleşmesinin objektif koşulları taşımadığı için belirsiz süreli kabul edilmesinin yalnızca sözleşmenin niteliğine ilişkin olduğunu ifade ettikten sonra, belirli süreli olarak yapılan ve süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart kararlaştırılan bu sözleşmede işçi ve işverenin iradesinin, sözleşmede belirlenen süre için işçiye iş güvencesi sağlanması ve işverene de o süre içerisinde işçinin iş görme edimini garanti etme yönündeuyuştuğunu ve sözleşmenin belirsiz süreli olarak kabul edilmesinin, tarafların bu iradelerinin ayakta tutulmasını engellememesi gerektiği sonucuna varmaktadır.

İçtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı niteliği sebebiyle bundan böyle, belirli süreli olarak yapılmış olmakla birlikte objektif koşulları taşımadığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen iş sözleşmelerinde kararlaştırılan süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart, belirlenen süre ile sınırlı olarak geçerli ve icra edilebilir kabul edilecektir. Bir örnekle sonuçlandırmak gerekirse, 1 yıl süreli olarak akdedilen bir iş sözleşmesinde taraflar, sözleşmenin sürenin bitiminden önce taraflardan herhangi birince haklı neden olmaksızın feshedilmesi durumunda fesheden tarafın belirli miktarda bir cezai şart ödeyeceğini kararlaştırmıştır. Sözleşme, objektif koşullar olmaksızın belirli süreli olarak akdedilmiştir ve dolayısıyla en başından itibaren belirsiz süreli olarak kabul edilmektedir. Kurul’un yukarıda bahsedilen kararı gereğince, esasen belirsiz süreli olan bu sözleşmede taraflar, iş sözleşmesinin 1 yıl boyunca haklı neden olmaksızın feshedilmeyeceği konusunda anlaşmış ve bunun ihlal eden tarafı bir ceza ile yükümlendirmiştir. Dolayısıyla sözleşme 1 yılın bitiminden önce taraflardan birince haksız olarak feshedilir ise, diğer taraf kararlaştırılan cezai şartı ödemek durumunda kalacaktır.

Daha fazla görüş

Paylaş