Manipülasyon ve Yanıltıcı İşlemlere Karşı Alınan Önlemler Genişliyor


5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda 20 Şubat 2020’de yapılan düzenlemeleri takiben Finansal Piyasalarda Manipülasyon ve Yanıltıcı İşlemler Hakkında Yönetmelik 7 Mayıs 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğin dayanağını teşkil edecek şekilde Bankacılık Kanunu’na 20 Şubat’ta eklenen m. 76/A hükmü[1], açıkça bankalar tarafından yapılacak işlemlere atıfta bulunarak finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemlerin tanımını yapmış ve bu kapsama giren işlem ve uygulamaların BDDK tarafından daha da somutlaştırılacağını öngörmüştü. Bu tanıma göre “finansal piyasalarda yapay arz, talep veya döviz kuru dahil fiyat oluşumunu sağlamak amaçlı işlem ve uygulamaların yapılması, internet ortamı dahil farklı araçlarla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgilerin yayılması, tasarruf sahiplerinin gerçeğe aykırı veya yanıltıcı şekilde yönlendirilmesi ya da bu amaçları sağlamaya yönelik benzer işlem ve uygulamaların yapılması” manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak görülmektedir. Kanunun 4. maddesi 20 bent halinde bankaların yapabileceği işlemleri sıralamış ve bunlara BDDK’nın kararıyla yeni işlemlerin eklenebileceği ifade edilmiştir.

Yönetmelikte finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlem ve uygulamalar olarak kabul edilen işlemler 11 bent halinde sayılmaktadır. Yönetmelik bu işlemleri saymak dışında herhangi bir düzenleme getirmemiş, ilgili yaptırımlar – olması gerektiği gibi – Bankacılık Kanunu’nda düzenlenmeye devam etmiştir. Kanunun “Kuruluşlara İlişkin İdari Para Cezaları” başlıklı m. 146. hükmü uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak kabul edilen işlem ve uygulamaları gerçekleştirenlere, menfaat sağlanması hâlinde sağlanan menfaatin iki katından az olmamak üzere, bir önceki yıl sonu finansal tablolarında yer alan faiz, kâr payı gelirleri, alınan ücret ve komisyonlar ile bankacılık hizmet gelirleri toplamının yüzde beşine kadar idari para cezası vermeye yetkilidir. 20 Şubat 2020 tarihinde “idari para cezalarının caydırıcılığının güçlendirilmesi” amacıyla[2] önemli değişikliklere uğramış olan m. 146 hükmüne göre Kurul aykırılıkların birden fazla kez işlenmiş olması veya idari para cezasını takip eden iki yıl içinde aynı aykırılığın tekrarlanmış olması halinde öngörülen yaptırımları iki katına kadar artırarak uygulamaya yetkilidir. 

Yönetmelikte sayılan söz konusu 11 bent aşağıdaki şekildedir:

  1. a) Bir finansal aracın arzına, talebine veya fiyatına ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya uyandırabilecek olan ya da döviz kuru ve faiz dahil bir finansal aracın fiyatının anormal veya yapay düzeyde tutulmasını sağlayan ya da sağlayabilecek olan işlemlere bu amaçları sağlamak kastıyla dahil olmak, aracılık etmek, bu tür işlemler için emir vermek veya benzeri faaliyetlerde bulunmak.
  2. b) Arz talep dengesinin normal şartlarda gerçekleşmediği dönemlerde, finansal piyasaların dalgalanmasından ya da sığlığından faydalanmak suretiyle, finansal piyasaların düzensizliğini artıracak ya da istikrarını olumsuz etkileyecek şekilde, bir finansal aracın fiyatına veya faiz, döviz kuru, CDS gibi referans değerlere etkide bulunacak işlemlere dahil olmak, aracılık etmek, bu tür işlemler için emir vermek veya benzeri faaliyetlerde bulunmak.
  3. c) Bankaların yurt dışı yerleşiklerle yaptıkları bir bacağı döviz diğer bacağı TL olan para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlemlerine ilişkin veya bankalarca yurt dışına TL likidite sağlanmasına ilişkin Kurulca alınan karar ve sınırlamaların, işlemlerin erken itfası, vadesi gelen işlemlerin ötelenmesi ve/veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi dahil olmak üzere, dolaylı yöntemler kullanılarak aşılmasına ya da söz konusu Kurul kararlarının etkisizleştirilmesine yönelik işlem ve uygulamalar gerçekleştirmek veya bu tür işlem ve uygulamalara aracılık etmek.

ç) Aldatıcı bir mekanizma veya kurgu yoluyla döviz kuru ve faiz dahil bir finansal aracın fiyatını etkileyen veya etkileyebilecek işlemlere dahil olmak, aracılık etmek, bu tür işlemler için emir vermek veya benzeri faaliyetlerde bulunmak.

  1. d) Bir finansal aracın arzına, talebine veya döviz kuru ve faiz dahil fiyatına ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran ya da uyandırabilecek olan ya da bu fiyatın anormal veya yapay düzeyde tutulmasını sağlayan ya da sağlayabilecek olan yanlış veya yanıltıcı bilgi veya söylentileri, internet dahil herhangi bir kitle iletişim aracı yoluyla ya da başka bir yolla yaymak.
  2. e) Öncesinde pozisyon alınmış bir finansal araç hakkında, alınan pozisyonla ilgili çıkar çatışmasının kamuoyundan gizlenmesi suretiyle, internet veya diğer kitle iletişim araçları yoluyla görüş bildirerek söz konusu finansal aracın, faiz oranı ve döviz kuru dahil, fiyatı üzerinde etkide bulunmak veya bulunmaya çalışmak.
  3. f) Yanlış veya yanıltıcı olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde, bir referans değer hakkında yanlış veya yanıltıcı bilgiler iletmek, yanlış veya yanıltıcı girdiler sağlamak ya da bir referans değerin hesaplanmasını manipüle edici herhangi bir davranışta bulunmak.
  4. g) Bir finansal aracın arz veya talebi üzerindeki hakim rolün kullanılması suretiyle finansal aracın alım satım fiyatlarını sabitlemeye veya başka bir haksız kazanç sağlamaya yönelik eylemlerde bulunmak.

ğ) Finansal piyasaların açılış ve kapanışlarında, faiz ve döviz kuru dahil bir finansal aracın açılış veya kapanış fiyatlarını etkileyen veya etkileyebilecek alım veya satım işlemleri gerçekleştirerek bu açılış ya da kapanış fiyatlarına göre pozisyon alan yatırımcıların yanlış yönlendirilmesini sağlamak.

  1. h) Tasarruf sahiplerini gerçeğe aykırı veya yanıltıcı şekilde yönlendirmek.

ı) Finansal sisteme olan güveni zedeleyerek sistemik riske[3] neden olabilecek şekilde bilgi ve söylentiler yaymak.

Yönetmelik ilgili düzenlemenin sınırlarına ve kapsamına dair bir takım tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalardan ilk göze çarpanı Yönetmeliğin bankalar dışındaki gerçek ve tüzel kişiler için de uygulama alanı bulup bulamayacağı hususudur. Her ne kadar “internet dahil herhangi bir kitle iletişim aracı” vasıtasıyla yapılan yayınlar ve uygulamalardan da bahsetmekteyse de Yönetmelik dayanak kanundan hareketle ancak bankaların işlemlerini düzenleyebilir ve diğer kişi ve kuruluşları etkileyecek şekilde geniş bir uygulama alanı bulamaz. Bu husus Yönetmelikte geçen “Bankalarca yapılan aşağıdaki fiiller” ifadesiyle de teyit edilmektedir. BDDK Başkanı 10.05.2020 tarihinde verdiği mülakatta bahis konusu Yönetmelikle “finansal piyasalar ve varlıklarla ilgili haber ve analize dayalı yorum yapılmasını kısıtlayıcı veya engelleyici bir amaç” güdülmediğini belirtmiş ve ancak “yanıltıcı haber ve yorumlarla ilgili başka düzenlemeler” olduğuna da dikkat çekmiştir.[4] Bu düzenlemelere Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen “piyasa dolandırıcılığı” suçu örnek olarak gösterilebilir (m. 107). Bu madde söz konusu suçu “[...] yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi ver[mek], söylenti çıkar[mak], haber ver[mek], yorum yap[mak] […] ve bu suretle menfaat sağla[mak]” olarak tanımlamakta ve ilgili yaptırımları düzenlemektedir. Hatırlanacağı üzere yakın zaman önce Bloomberg sitesinde çıkan bir haber dolayısıyla Kurulun şikâyeti üzerine iki gazeteci ve 36 sosyal medya kullanıcısı hakkında “manevi yarar sağladıkları” ve “maddi yarar sağlama beklentisi içinde olduklarından” bahisle soruşturma başlatılmıştır.[5]

BDDK Başkanı yukarıda bahsedilen açıklamasında Yönetmeliğin Avrupa Birliği'nin 2014 tarihli 'Piyasa Bozucu Eylemler Regülasyonu’nun (Market Abuse Regulation)[6] maddelerine, maddelerde geçen terim ve ifadelere ve bu maddelere ilişkin getirilen yorum ve açıklamalara uyumlu şekilde kaleme alındığını ifade etmiştir. Regülasyon incelendiğinde, bunun kapsamının Sermaye Piyasası Kanunu’na dayanılarak çıkarılan VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’ni de kapsayacak genişlikte olduğu görülmektedir. Bununla birlikte Regülasyonun 1 no.lu ekinde bir işlemin manipülatif olup olmadığının incelerken göz önünde tutulması gereken göstergeler örnekseme yoluyla sayılarak uygulamada bir yeknesaklık oluşturulmaya çalışılmış ve bununla birlikte bu göstergelerin mevcudiyetinin her zaman işlemin manipülatif olduğu anlamına gelmeyeceği de vurgulanmıştır.

Bu makalenin kaleme alındığı tarih itibariyle BDDK tarafından söz konusu yönetmeliğin somutlaştırılması ve sınırlarının çizilmesi yönünde bir adım atılmamıştır. Bu belirsizliğin bir takım eleştirileri de beraberinde getirdiği görülmektedir. Örneğin Yönetmeliğin (h) bendinde olduğu gibi bazı hareketlerin bankaların ve çalışanlarının faaliyetlerini amacı aşacak şekilde yorumlanma riski olduğu; hal böyle olunca banka çalışanlarının müşterilerine döviz veya diğer finansal araçlarla ilgili bilgi vermeye hevesli olmayacağından endişe edilmektedir.[7] Bunun gibi Yönetmeliğin (e) bendinden hareketle bankaların uzman kuruluşlar olarak yayınladıkları raporların fiyatlar üzerinde etkili oldukları iddiasıyla, bazı soruşturmalara muhatap olmaları tehlikesine dikkat çekilmektedir.[8]  

BDDK’nın yurtdışında kurulu BNP Paribas SA, Citibank NA ve UBS AG’nin Türk bankalarına karşı olan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmediği gerekçesiyle bu kuruluşlarla yapılan bir bacağı Türk Lirası olan döviz işlemlerinin durdurulduğuna dair 07.05.2020 tarihli basın açıklaması söz konusu Yönetmeliğin bir süre daha gündemde kalacağının habercisidir. Zira her ne kadar ilgili basın açıklamasında Bankacılık Kanunu’nun bahis konusu m. 76/A hükmüne herhangi bir atıf yapılmamışsa da BDDK Başkanı 10 Mayıs’taki açıklamasında kısıtlamaların kaldırılmasına rağmen bu üç bankanın taraf olduğu işlemlerin kur manipülasyonu teşkil edip etmediği ile ilgili inceleme ve soruşturmaların devam edeceğini ifade etmiştir.

Mehmet Berk Demir’e katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

[1]      20.02.2020 tarihli 7222 sayılı Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Madde Gerekçesi): Madde ile, finansal piyasalarda yapay arz, talep veya döviz kuru dahil fiyat oluşumunu sağlamak amaçlı işlem ve uygulamaların yapılması, internet ortamı dahil farklı araçlarla gerçeğe aykırı ve yanıltıcı bilgilerin yayılması, tasarruf sahiplerinin gerçeğe aykırı ve yanıltıcı şekilde yönlendirilmesi veya bu amacı sağlamaya yönelik benzer işlem ve uygulamaların yapılması finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak kabul edilmesi hangi işlemlerin bu kapsamda olacağının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanması öngörülmektedir.
[2]      20.02.2020 tarihli 7222 sayılı Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Genel Gerekçe)
[3]      Sistemik Risk: Finansal sistemin büyük bir bölümünde ya da tamamında ortaya çıkan sorunların, piyasalar ve/veya reel ekonomi üzerinde önemli olumsuz sonuçlar yaratacak ölçüde finansal hizmetleri kesintiye uğratması riski.
[4]      “Manipülasyon Girişimlerine Karşı Koymaya Kararlılıkla Devam Edeceğiz”; Anadolu Ajansı, 10.05.2020. (Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bddk-baskani-akben-manipulasyon-girisimlerine-karsi-koymaya-kararlilikla-devam-edecegiz/1835635, son erişim tarihi: 21.05.2020)
[5]      “BDDK 38 Kişi Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu”; BloombergHT, 14.06.2019 (kaynak: https://www.bloomberght.com/bddk-38-kisi-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu-2225032,son erişim tarihi 21.05.2020); İddianamenin içeriğine Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın Twitter hesabından erişilmiştir. 
[6]      https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:32014R0596
[7]      “Döviz Piyasasında Manipülasyon ve Yanıltıcı İşlemlerin Cezası Ağır Olabilir”, Prof. Dr. Erol Ulusoy, İHA, 09.05.2020 (kaynak: https://www.iha.com.tr/haber-doviz-piyasasinda-manipulasyon-ve-yaniltici-islemlerin-cezasi-agir-olabilir-843991/, son erişim tarihi 21.05.2020)
[8]      “BDDK’ya ‘Manipülasyon Tespiti’ Yetkisi”, Deutche Welle Türkçe; (kaynak: https://www.dw.com/tr/bddkya-manip%C3%BClasyon-tespiti-yetkisi/a-53365905 son erişim tarihi 21.05.2020)

First published by Dünya Gazetesi, in 08.06.2020

Paylaş