Önceden İthal Edilen Ürünlerin Yerelleştirilmesi


Türkiye’de yenilikçi ilaç piyasasına yabancı kökenli orijinal ilaç üreticisi şirketler hakimdir ve yerli şirketler jenerik ilaç piyasasında aktiflerdir. Hükümetin Türkiye piyasasındaki ithal ürünlere yapılan vurgudan rahatsızlık duyması, ilaç piyasasında yerli üretimin sağlanmasına yönelik devlet kalkınma planını beraberinde getirmiştir, bu da yabancı kökenli çok sayıda ilaç şirketinin faaliyetlerini etkileyen siyasi bir eylemdir.

Bahsi geçen devlet kalkınma planı, SGK’nın yerli üretime geçecekleri yönünde taahhüt vermemeleri halinde yabancı kökenli ilaç şirketlerini liste dışında bırakacak idarî kararlar almasına neden olmuştur.

Türkiye piyasasında ilaçların en büyük alıcısı, mevcut geri ödeme planı üzerinden alım gerçekleştiren SGK’dır. Bu planda, SGK’nın geri ödeme listesinde yer alan reçeteli ilaçlar hastalar tarafından eczanelerden satın alınır ve hasta az bir miktarda katkı payı öder ya da hiç katkı payı ödemez. Daha sonra eczanelere SGK tarafından bu ürünler için geri ödeme yapılır ve bu nedenle, geri ödeme listesinde yer almak uygulamada ilaç piyasasında var olmak için gereken bir ön koşuldur.

Bu zoraki yerelleştirme çok sayıda yabancı ilaç şirketinin, ürünlerinin imalatını yerelleştirmek üzere yerli şirketler ile projeler gerçekleştirme ihtiyacı duymasına neden olmuştur. Ancak, daha önce ithal edilen ürünlerden birçoğunun karmaşık doğası bazı şirketlerin ürünlerinin imalatını yerelleştirememelerine neden olmaktadır ve bu durum da bu ürünlerin liste dışında kalmasıyla sonuçlanmaktadır.

Hükümet tarafından gerçekleştirilen bu hareket üretimi yerelleştirilemeyen yabancı ürünlerin pazara girişini engellemektedir ve bu durumun da yabancı şirketlere haksız biçimde zarar verdiği söylenebilir. Bu pazara girişi engelleme işleminin haksızlığı, hükümetin kalkınma planının yasal dayanağı olan bir yasama işlemi olmamasından ve başta bu yabancı ürünleri listeye dahil eden yasama önlemlerini dolanmaya yönelik bir işlem olmasından kaynaklanmaktadır.

2 Nisan 2019’da Avrupa Birliği (“AB”), Türkiye’nin ilaç üretimi, ithalatı ve pazarlanmasına ilişkin olarak almış olduğu ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu iddia edilen önlemlere ilişkin olarak Dünya Sağlık Örgütü’ne (“DSÖ”) danışılması talebinde bulunmuştur. Mesele DSÖ heyetinin gündemine getirildiği için bilhassa SGK’nın zoraki yerelleştirme politikasına yaklaşımı bakımından Türkiye’deki düzenleyici sistemde değişiklikler yapılması beklenebilir.

Daha fazla görüş

Paylaş