Pazara Erişim – Alternatif Geri Ödeme Modelleri

Türkiye’de alternatif geri ödeme modelleri, yenilikçi ilaçların standart fiyatlandırma kurallarının dışında geri ödeme kapsamına alınmasına imkân tanıyarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (“SGK”) indirim oranları, bütçe üst sınırları veya benzeri koşullar üzerinde müzakere edebilmesine olanak sağlamaktadır. 2016 tarihli Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği ile kurumsallaştırılan ve 2023 yılında güncellenen bu modeller, sağlık harcamalarının yönetilmesiyle hasta erişiminin iyileştirilmesi arasında denge kurulmasını amaçlamaktadır.

Şubat 2016’da yayımlanan Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği, tamamlayıcı nitelikte hükümler getirerek, belirli ürünler için uygulanacak alternatif geri ödeme modellerinin şart ve koşullarının şirketler ile SGK arasında müzakere edilmesine imkân tanımıştır. Bu kapsamda, ilaç firmalarının SGK ile doğrudan sözleşmesel ilişki kurduğu alternatif geri ödeme modellerinde; indirim oranları ve ödeme koşulları kamuya açıklanmamakta ve gizli tutulmaktadır. Bu modeller yalnızca ruhsatlı beşeri tıbbi ürünlerle sınırlı olmayıp, Türkiye’de henüz ruhsatlandırılmamış veya ticari olarak piyasaya sunulmamış olmakla birlikte, yurt dışında büyük düzenleyici otoriteler tarafından onaylanmış olan bazı reçete bazlı hasta temin (“NPP”) ürünlerine de uygulanabilmektedir.

Buna paralel olarak, ilgili kurumlar NPP ürünlerine ilişkin geri ödeme ve düzenleyici kararların dayandığı kanıt altyapısını güçlendirmeye yönelik adımlar atmaktadır. Ocak 2026’da Kurum tarafından duyurulan bir inisiyatif, NPP kapsamında temin edilen ilaçlara ilişkin gerçek yaşam klinik verileri ile farmakoekonomik değerlendirmelerin sistematik biçimde üretilmesini, analiz edilmesini ve yayımlanmasını öngörmekte olup, programın Ocak 2027 itibarıyla uygulanması hedeflenmektedir.

Bu inisiyatifin amaçları; (i) gerçek hasta popülasyonlarında klinik etkinlik ve güvenliliğin izlenmesi, (ii) bilimsel farmakoekonomik yöntemler kullanılarak bütçe etkisi ve maliyet-etkinliğin değerlendirilmesi ve (iii) gelecekteki ruhsatlandırma ve geri ödeme politikalarına yönelik stratejik karar alma süreçlerinin desteklenmesi olarak belirlenmiştir. Veri toplama ve analiz süreçleri; uluslararası standartlar, hasta mahremiyeti ve etik ilkeler çerçevesinde, ilgili paydaşlar ve akademik kurumlarla iş birliği içinde yürütülecek ve elde edilen sonuçlar periyodik olarak kamuoyu ile paylaşılacaktır.

İleriye dönük olarak, gerçek yaşam verileri ve farmakoekonomik analizlerin sistematik kullanımının; özellikle alternatif geri ödeme ve NPP mekanizmaları yoluyla erişilen ürünler bakımından değer temelli geri ödeme yaklaşımlarını güçlendirmesi beklenmektedir. Şirketlerin, devam eden geri ödeme müzakerelerini ve politika kararlarını desteklemek amacıyla erişim sonrası kanıt üretimine yönelik beklentilerin artacağını öngörmeleri gerekmektedir. Bu durum, Türkiye’nin daha veri odaklı, şeffaf ve sürdürülebilir bir pazara erişim ortamına doğru yöneliminin devam ettiğine işaret etmektedir.

Aboneliğinizi Yönetin

Güncel hukuki görüşlerimiz ve etkinliklerimiz hakkında özelleştirilmiş bilgilendirme için abone olun.

×

Etik değerlerle inşa edilmiş, küresel ölçekte saygı gören kırk yıllık bir yolculuk. Hikayemizi keşfedin.