Sağlık Sistemi Reformları
Temmuz 2025’te Türkiye, sağlık sistemine kapsamlı güncellemeler getiren 7557 sayılı Kanun’u kabul etmiştir. Bu reformlar; artan sağlık hizmeti talepleri ve teknolojik gelişmelere yanıt olarak hizmetlerin modernleştirilmesini, verimliliğin artırılmasını ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini amaçlamaktadır.
Yaşam bilimleri sektörü açısından özellikle önem taşıyan bazı düzenlemeler şunlardır:
- Hekimler ve diş hekimleri, en fazla iki sağlık kuruluşunda mesleki faaliyette bulunabilecek şekilde sınırlandırılmıştır. Önceki izinler kapsamında çalışan hekimlerin, 1 Haziran 2026 tarihine kadar yeni bir yetkilendirme başvurusunda bulunmaları gerekmekte olup, bu tarihe kadar başvuru yapılmaması halinde izinler kendiliğinden iptal edilecektir. Standartlaşma amacı taşıyan bu düzenleme, hizmete erişimin sınırlı olduğu bölgelerde sağlık hizmetlerine erişim açısından bazı endişelere yol açmıştır.
- Özel sağlık kuruluşları için kapsamlı bir reklam yasağı getirilmiş, yalnızca sınırlı nitelikte bilgilendirici içeriklere izin verilmiştir. İhlaller halinde yüksek tutarlı idari para cezaları öngörülmekte olup, bu durum özellikle küçük ölçekli sağlık hizmeti sunucuları üzerindeki etkileri ve orantılılık ilkesi bakımından tartışmalara neden olmuştur.
- İlaç mevzuatı, İlaç Takip Sistemi’nin (“İTS”) birincil mevzuata dahil edilmesi ve kapsamının özel tıbbi amaçlı beslenme ürünlerini de içerecek şekilde genişletilmesi suretiyle önemli ölçüde güçlendirilmiştir.
- Elektronik aydınlatılmış onam uygulaması hukuken mümkün hale getirilmiş olup, hastaların dijital ortamda onam verebilmesine imkân tanınmıştır. Bu düzenleme doğrudan klinik uygulamalarla ilişkili olmakla birlikte, dijital sağlık çözümleri veya bağlantılı cihazlar geliştiren şirketlerin uyum ve kullanılabilirlik açısından süreçlerini gözden geçirmelerini gerektirebilecektir.
Söz konusu reformlar, fiyatlandırma kurallarında doğrudan bir değişiklik öngörmemekle birlikte; ilaç arzı, geri ödeme mekanizmaları ve döviz bağlantılı fiyatlandırma kaynaklı yapısal sorunların devam ettiğine işaret etmektedir. Genel olarak bu değişiklikler, hâlihazırda uygulanmakta olan birçok pratiği resmileştirirken, daha sıkı düzenleyici beklentiler getirmektedir. Temel çıkarım; uyum, izlenebilirlik ve tedarik zinciri bütünlüğünün giderek daha kritik hale geldiği; dijital sağlık entegrasyonu ile raporlama yükümlülüklerine uyumun ise Türkiye’nin dönüşen sağlık ortamında başarılı bir şekilde faaliyet göstermek için vazgeçilmez olduğu yönündedir.