Sık Sık Sağlık Raporu Alan İşçinin İş Sözleşmesinin Feshi
İşçinin sık sık ve uzun süreli sağlık raporu alması çoğu zaman işin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkilemekte, iş ilişkisinin sürdürülmesini zorlaştırmaktadır. İşçinin devamsızlığının bu şekilde süreklilik arzetmesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı veya geçerli nedenle feshedilmesini gündeme getirebilmektedir.
İş Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında iş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçinin iş sözleşmesi, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebin varlığı halinde işveren tarafından feshedilebilir. Söz konusu maddenin gerekçesinde, işçinin sık sık hastalanması ve işçiyi tamamen çalışamaz duruma getirmemekle birlikte, işini gerektiği şekilde ve sürekli olarak yerine getirmesini olumsuz etkileyen hastalık halleri, işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli fesih nedenlerine örnek olarak gösterilmiştir.
Nitekim, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.01.2019 tarihli, 2018/5388 E. ve 2019/740 K. sayılı kararında “... Dosya içeriğine göre; davacının davalı işyerinde 10.03.2014 tarihinden 03.03.2016 tarihine kadar çalıştığı ve bu süre zarfında 32 gün yıllık izin, 19 gün mazeret izni kullandığı ve toplam 86 gün istirahat raporu aldığı görülmektedir. Davacının haklı neden niteliğinde olmayan ancak sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş akışını bozacağı açık olup, işverenden buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak rapor alan davacının davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verilmiş, bu kapsamda işçinin açtığı işe iade davasının reddine karar verilmiştir.
Yine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 13.01.2020 tarihli, 2019/6197 E. ve 2020/136 K. sayılı kararında da, “... İşçinin farklı sağlık kuruluşlarından sık sık ve kısa süreli istirahat raporları aldığı ve işe gelmediği bu durumun da iş akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak rapor alan davacının davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmelidir.” denilmiştir.
Hem kanunun gerekçesinden hem de Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere, işçinin sık sık rapor alması geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilebilmektedir.
Öte yandan, raporun süresinin aralıksız olarak kanunda belirtilen süreleri aşması durumunda söz konusu feshin haklı sebebe dayandırılması da mümkündür.
İş Kanunu’nun 25/I (a) maddesinde, sağlık sebeplerine dayalı olarak işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı düzenlenmiş olup, buna göre, işçinin hastalığının kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden kaynaklanması ve bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi durumunda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi mümkündür. 25/I (b) maddesinde ise, “(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17’nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.” denilmektedir.
Bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 48. Hukuk Dairesi’nin 2021/1549 E. 2025/285 K. sayılı ve 13.02.2025 tarihli kararında, işçinin aldığı raporun süresi ve aralıksız olup olmadığı incelenerek, feshin türü belirlenmiştir. Söz konusu kararda, İş Kanunu’nun 25/I (b) maddesine göre, işçinin rahatsızlığı nedeni ile devamsızlığının ihbar öneline ilaveten 6 hafta aralıksız devam etmesi halinde haklı nedenin söz konusu olduğu; ancak işçinin aldığı raporlar birden fazla ve aralıklarla alınmış ise aralıklı da olsa ihbar öneline ilaveten 6 hafta raporlu olunmasının haklı nedenle fesih imkanı vermediği; bu durumda sık sık rapor almadan söz edileceği ve koşulları var ise feshin geçerli nedene dayandığının kabul edilebileceği açıklanmıştır. Söz konusu karara konu olayda: “... İşçinin 2013 yılında toplam 98 gün ve 2014 yılında 54 gün rahatsızlığı nedeni ile aralıklı olarak birden fazla rapor aldığı, toplam 152 gün rapora dayalı devamsızlığının bulunduğu, ancak birden fazla alınan raporların aralıklı tarihler olduğu, dolayısıyla ihbar öneline ilaveten 6 hafta aralıksız devam eden raporunun olmadığı anlaşılmakla feshin haklı nedene dayandığı iddiası ispatlanamamıştır. Ancak dosya kapsamına göre davacının farklı hastalıklar sebebiyle farklı sağlık kurumlarından aldığı raporlar nedeniyle işyerinde iş akışı ve düzenin bozulmasına yol açtığı açıktır. Hal böyle olunca işverence yapılan feshin haklı olmasa dahi geçerli sebebe dayandığı kabulü gereklidir.” şeklinde karar verilmiştir.
Sonuç olarak, yargı kararlarında da örneklendirildiği üzere, işçinin sık sık rapor alması işveren açısından bir belirsizlik yaratabilmekte, iş akışını bozabilmekte, iş ilişkisinin sürdürülmesini zorlaştırabilmekte ve hatta imkansız hale getirebilmektedir. İşçinin sık sık rapor alması sebebiyle iş sözleşmesini feshetmek isteyen işverenin, raporların süresini ve sıklığını, aralıksız olup olmadığını, iş görme edimi üzerindeki etkisini ve bu durumun iş ilişkisinin sürdürülmesini hangi ölçüde güçleştirdiğini dikkate alarak feshin türüne karar vermesi uygun olacaktır.