Covid-19’un Markalara Etkisi


Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, hukukun her alanını olduğu gibi marka hukukunu da pek çok yönden etkilemiştir. Daha detaylı incelendiğinde, Covid-19 sürecinin marka hukukuna etkisinin çok farklı yönlerden olduğu rahatlıkla görülebilmektedir.

Nitekim, Covid-19’un etkilerinin hissedilmeye başlandığı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında toplam marka başvuru sayıları hızla düşerken, özellikle Covid-19 süreci ile ilgisi bulunan marka başvurularının sayısının artmış olması bu etkinin en somut örneğidir. Dünyaca tanınmış markalar da Covid-19 sürecine uyum sağlamak amacıyla logolarında çeşitli değişiklikler yaparak müşterilerine sürece ilişkin duyarlılıklarını göstermeyi hedeflemişlerdir.

Sürecin Marka Başvurularına Etkisi

Covid-19 sürecinin etkisini göstermeye başladığı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Türkiye’deki marka başvuru sayılarının azaldığı görülmektedir. Bu azalmanın yaşanmasında teknik imkansızlıklardan daha çok marka başvurularının temel aktörleri olan ve değişik sektörlerde yer alan şirketlerin Covid-19 süreci nedeniyle içinde bulundukları ekonomik belirsizlik ortamı etkili olmuştur. Nitekim marka başvuruları elektronik başvuru yoluyla yapılabilmektedir.

Öte yandan sürecin ilerleyen döneminde ise marka başvurularında, 2019 yılına oranla, oldukça önemli bir artış gerçekleşmiştir.

Resmi istatistikler incelendiğinde marka başvuru sayılarının Covid-19’un etkilerini gösterdiği ilk dönemde azaldığı anlaşılabilmektedir. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (“TÜRKPATENT”) resmi istatistiklerine göre1 , Ocak ve Şubat aylarında geçen yılın aynı aylarına oranla %29.2 ve %20.5 oranlarında artmış olan marka başvuru sayısı, ilk Covid-19 vakasının ülkemizde tespit edildiği Mart ayında, geçen yılın aynı ayına oranla %4 oranında azalmıştır. Marka başvuru sayılarındaki en dramatik düşüş ise Covid-19’un ülkemizde etkisini arttırdığı Nisan ayında gerçekleşmiştir. Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre %22.6’lik bir düşüş gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Öte yandan, “yeni normal” kavramının hayatımıza girdiği ve Covid-19’un da Nisan ayına nazaran etkisini azalttığı Mayıs ayında marka başvuru sayılarındaki düşüş gerilemiştir. Uygulanmakta olan pek çok yasağın kalktığı, “yeni normal” düzeninin devam ettiği Haziran ayında ise beklenenin oldukça üstünde bir artış gerçekleşmiş ve marka başvuruları geçen yılın aynı dönemine göre %138.3 oranında artmıştır. Nitekim sürecin ilerleyen dönemlerinde de bu ivme devam etmiş ve 2020 yılı genelinde toplam 170590 marka başvurusu yapılmış ve 2019 yılına oranla %27 oranında bir artış gerçekleşmiştir.

Grafik 1 TÜRKPATENT Marka Başvuru Sayıları, TÜRKİYE, 2019-2020

Kaynak: https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/statistics/, erişim: 28.01.2021

Tablo 1.1 TÜRKPATENT Marka Başvuru Sayıları

Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (“EUIPO”) istatistikleri incelendiğinde ise, ülkemize oranla çok daha stabil bir süreç geçirildiği görülebilmektedir2. Nitekim Covid-19 sürecinin en etkili olduğu Mart, Nisan ve Mayıs aylarında bir artış gözlenmese de önemli miktarda bir düşüş de gözlenmemiştir. Veriler incelendiğinde ülkemizdeki duruma benzer şekilde en büyük düşüşün Mart ve Nisan aylarında gerçekleştiği ve Mayıs ayında bir toparlanma sürecine girildiği görülmektedir. Haziran ayında ise marka başvurularında, geçen yılın aynı dönemine göre bir artış gerçekleşmiş ve bu ivme yılın geri kalanında da devam etmiştir.

Grafik 2 EUIPO Marka Başvuru Sayıları, 2019-2020

Kaynak: EUIPO Statistics in European Union Trade Marks 1996-01 to 2020-12 Evolution

Tablo 1.2 EUIPO Marka Başvuru Sayıları

Bu kapsamda, Türkiye’deki marka başvuru sayısının Nisan ayında yaşadığı büyük düşüşe rağmen hızla toparlandığını ve yılı, son yılların en büyük artışıyla kapattığını, EUIPO nezdindeki başvuruların ise bu süreci daha stabil olarak geçirdiklerini ve yılı yine ülkemizle benzer şekilde, geçtiğimiz yıla oranla bir artışla kapattığını belirtebiliriz.

Covid-19 Süreci ile İlgili Başvurular

Covid-19 salgınıyla birlikte “Koronavirüs”, “Korona”, “Sosyal Mesafe”, “Evde Kal” gibi pek çok kelime ve kelime grubu da günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu durum marka başvurularına da yansımıştır.

Nitekim 2020 yılı başından beri yapılmış olan pek çok başvuruda Covid-19 salgınıyla alakalı olan “Covid-19”, “Coronavirüs”, “Koronavirüs”, “Sosyal Mesafe”, “Covid”, “Korona” ve benzeri kelime ve kelime gruplarına rastlanabilmektedir.

TÜRKPATENT marka sicilinde yapılmış olan araştırmada, söz konusu marka başvurularının bir kısmının tescil sürecinin devam ettiği görülürken bir kısmının da yapılan ilk inceleme neticesinde reddedildikleri görülmüştür.

TÜRKPATENT’in “Covid-19”, “Korona” ve “Corona” ibareli marka başvurularını genel olarak temizlik, sağlık ve tıbbi ve koruyucu malzemelerin yer aldığı 03, 05, 09 ve 10. sınıftaki mallar için ek bir ayırt edici şekil ve ibare içermedikleri sürece reddettiği söylenebilir.

Örneğin, 2020/32607 sayılı “” marka başvurusunun 03 ve 05. sınıflar, 2020/79814 sayılı marka başvurusunun ise 03 ve 35. sınıflar için tescil işlemlerinin devamına karar verilirken yine 03. sınıfta tescil edilmek istenen 2020/38152 sayılı “Korona” ve 05, 10, 35 ve 44. sınıflarda tescil edilmek istenen 2020/102931 “CoronaVac” marka başvurularının reddine karar verilmiştir. Benzer şekilde 05. Sınıfta“Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, anti bakteriyel el losyonları.” malları üzerinde tescil edilmek istenen 2020/10514 sayılı “Coronagel” ve 2020/93106 sayılı marka başvurularıda yapılan ilk inceleme sonucunda reddedilmiştir. Öte yandan, yine 05. sınıfta aynı mallar için tescil edilmek istenen 2020/35062 sayılı “Hyper Corona” marka başvurusunun ise reddedilmediği ve Marka Bülteni’nde yayınlandığı görülmektedir.

TÜRKPATENT’in, “Covid-19”, “Korona” ve “Corona” kelimelerinin “tanımlayıcı” olarak nitelendirilemeyeceği mal ve hizmetler için yapılan marka başvurularını ise genelde reddetmediği görülmektedir. Bu kapsamda 2020/45781 sayılı “ ” marka başvurusunun 35. sınıfta, 2020/58441 sayılı “” marka başvurusunun 28 ve 41. sınıflarda, 2020/35152 sayılı “Korona Günlerinde Aşk” marka başvurusunun 09 ve 41. Sınıflarda, 2020/135119 sayılı marka başvurusunun ise 09. sınıfta tescil işlemlerinin devamına karar verilmiştir. Benzer şekilde 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar” malları üzerinde tescil edilmek istenen 2020/14479 sayılı “Corona” marka başvurusu yapılan ilk incelemede reddedilmeyerek, Marka Bülteni’nde yayınlanmış ve sonrasında tescil edilmiştir. Öte yandan, 01, 18 ve 25. sınıflarda tescil edilmek istenen 2020/34233 sayılı “” ile 38 ve 41. Sınıflarda tescil edilmek istenen 2020/60308 “Covid-19 Korona Salgın” marka başvurularının ise reddedildiği görülmektedir.

TÜRKPATENT’in, Covid-19 süreci ile alakalı “Sosyal Mesafe” ve “Evde Kal” kelimelerini içeren marka başvurularını da ayırt edici şekil ve kelime unsurları içermedikleri sürece reddettiği görülmektedir. Bu kapsamda 35, 41, 42, 44. sınıftaki hizmetler için tescil edilmek istenen 2020/38434 sayılı “Sosyal Mesafe”, 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler için tescil edilmek istenen 2020/43475 sayılı “”, 35. sınıftaki hizmetler için tescil edilmek istenen 2020/36708 sayılı “Evdekal”, 42. sınıfta tescil edilmek istenen 2020/46933 sayılı “” ve 30. sınıfta yapılmış 2020/42290 sayılı “ ” marka başvuruları TÜRKPATENT tarafından reddedilmiştir. Öte yandan yine 30. sınıfta tescil edilmek istenen 2020/42291 sayılı“Tadelle Evde Kal” marka başvurusu Marka Bülteni’nde yayınlanmış ve daha sonrasında tescil edilmiştir. Benzer şekilde 35. Sınıfta tescil edilmek istenen 2020/63883 sayılı marka başvurusunun da Marka Bülteni’nde yayınlanmasına karar verilmiştir.

Mevcut Markaların Covid-19 Sürecine Yaklaşımı

Mevcut markalar da Covid-19 süreci boyunca pek çok farklı yaklaşımla süreci yönetmeye çalışmıştır. Süreç içerisinde dünyaca ünlü markalar tarafından çok sayıda reklam filmi hazırlanarak sosyal mesafenin ve evde kalmanın önemine değinilmiş, böylece bir farkındalık oluşturulmaya çalışılmıştır. Öte yandan, “sosyal mesafe logoları” olarak da adlandırılabilecek logolar da dünyaca ünlü markaların süreç boyunca başvurduğu metotlardan biri olmuştur.

Ülkemizde yer alan markalar da bu yolla logolarını değiştirmiş ve “sosyal mesafe logoları” oluşturma akımına katılmışlardır.

Sonuç olarak tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını hukukun her alanını olduğu gibi marka hukukunu da pek çok yönden etkilemiş, TÜRKPATENT nezdinde yapılan toplam marka başvuru sayıları sürecin başladığı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında düşerken özellikle Covid-19 süreci ile ilgisi bulunan “Korona”, “Corona”, “Covid”, “Sosyal Mesafe”, “Evde Kal” kelimelerini içeren marka başvurularının sayısı ise hızla artmıştır. Sürecin sonunda ise 2020 yılında yapılan toplam marka başvurusu sayısının, beklentilerin aksine, geçen yıla oranla arttığı gözlenmiştir. Mevcut markalar ise logo ve sloganlarında Covid-19 sürecine paralel olarak geçici revizyonlar yapmışlardır. 

Daha fazla görüş

Paylaş