İnternet Ortamında Telif Haklarının Korunması


Günümüzde telif hakları internet ortamında en çok ihlal edilen haklar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Fikri mülkiyet haklarının çevrimiçi ortamlarda ihlali halinde, hak sahiplerinin haklarının korunması için dünyadaki pek çok ülkede yaygın olarak uygulanan ve hızlı bir yöntem olan “Uyar-Kaldır Sistemi” Türk hukukunda da benimsenmiştir.

Ülkemizde fikri haklar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) vasıtasıyla korunmaktadır ve FSEK uyarınca bir eserin sahibinin izni olmaksızın her türlü görüntü, ses veya işaret iletimini sağlayan cihazlar aracılığıyla işlenmesi, çoğaltılması, yayımlanması veya temsili halinde eser sahipliğinden doğan haklar ihlal edilmiş olmaktadır.

Türk hukukunda çevrimiçi hak ihlalleri bakımından FSEK Ek madde-4 ile “Uyar-Kaldır Yöntemi” bir çözüm olarak benimsenmiştir. Hükme göre eser sahibinin öncelikle internet sitelerinde kullanılmak üzere ilgili veriyi üreten ve sunan içerik sağlayıcısına başvurması ve ihlâle konu içeriğin üç gün içinde kaldırılmasını talep etmesi gerekmektedir. İçerik sağlayıcı hak sahibinin taleplerine üç günlük süre içerisinde uymaz ve ihlale konu fiillerine devam ederse, eser sahibi bu kez Cumhuriyet Savcılığı’na başvuru yapabilir ve üç gün içinde internete erişimi sağlayan hizmet sağlayıcıdan ihlâle devam eden içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulmasını talep edebilir. İhlale konu fiiller durdurulduktan sonra, içerik sağlayıcısına yeniden erişim sağlanır. Bu noktada önemle ifade etmek gerekir ki “Uyar-Kaldır Yöntemi”ne başvurulmuş olması eser sahibinin maddi ve manevi tazminat haklarını kullanmasına engel teşkil etmemektedir.

Bu hükme paralel olarak, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (“5651 sayılı Kanun”) da, ihlâle konu içerikten haberdar edilmeleri halinde, bunları kaldırmakla yükümlü içerik sağlayıcıların, erişim sağlayıcıların ve toplu kullanım sağlayıcılarının sorumluluklarına ilişkin genel ilkeleri belirlemektedir. Öte yandan, 5651 sayılı Kanun’daki hükümlerin eser sahipliğinden doğan hakların (veya diğer fikri mülkiyet haklarının) ihlali halinde uygulanıp uygulanamayacağı hususu uygulamada tartışmalı olup bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır. Zira 5651 Sayılı Kanun sayılı suç tipleri için uygulanmakta olup, henüz yargı içtihatları da bu konuda aydınlatıcı rol oynayamamaktadır.  Bununla birlikte, uygulamada, hak sahipleri, özellikle mütecaviz faaliyetler hak sahibinin kişilik haklarına da halel getiriyorsa, 5651 sayılı Kanun hükümlerine de dayanmakta ve bu sayede Türk hukukunun sağladığı bu ikili korumadan geniş bir biçimde yararlanmaktadır. Nitekim bugün Türk hukukunda FSEK ile 5651 sayılı Kanun’un birlikte değerlendirilmiş olduğu bazı Yargıtay kararları da mevcuttur.

Yukarıdakilere ek olarak, FSEK’te Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (“Kanun Tasarısı”) da kamuoyu yorumu için 05 Mayıs 2017 tarihinde çevrimiçi olarak yayınlanmıştır. Kanun Tasarısı’nda FSEK Ek madde-4 yürürlükten kaldırılmış olup,  içerik sağlayıcılar tarafından yapılan dijital hak ihlalleri bakımından “Uyar-Kaldır Yöntemi”, 5651 sayılı Kanun ile FSEK Ek madde-4’ü uyumlaştırıldığı 77/B maddesi ile yeniden düzenlemektedir. 77/B maddesi uyarınca artık ihlal eden tarafa ihlale konu içeriğin kaldırılması için başvuruda bulunulması zorunluluk olmaktan çıkmaktadır ve hak sahibi içeriğin kaldırılması talebini doğrudan Cumhuriyet Savcısı nezdinde de yapabilmektedir. 77/B ile getirilen bu seçimlik imkân (içerik sağlayıcıya başvuruda bulunmanın isteğe bağlı olması) özünde işlemleri hızlandırmak ve hak sahibinin ihlalden doğan zararlarını en aza indirmek amacını taşımaktadır. Öte yandan, söz konusu maddenin uygulamada tartışmalar yaratacağı da düşünülmektedir. Zira Kanun Tasarısı ile amaçlanan “Uyar-Kaldır Yöntemleri”ni uyumlaştırmak olmasına rağmen, 77/B maddesinde ön görülen sürecin,  5651 sayılı Kanun’dan nispeten farklı olduğu görülmektedir. 

Son olarak, belirtmek isteriz ki Avrupa Birliği'nin dijital çağa ayak uydurma kapsamında gündeme getirdiği 2016/0280/COD sayılı “Dijital Tek Pazarda Telif Hakları Direktifi”nin (“Telif Hakkı Direktifi”) “Uyar-Kaldır Yöntemi” bakımından Türk telif hukukuna yansımasının nasıl olacağı da bir merak konusudur. Her ne kadar ülkemizde Kanun Tasarısı üzerinde çalışmalar sürse ve yeni düzenlemelerin de yakın zamanda yürürlüğe gireceğine dair herhangi bir belirti bulunmasa da, Telif Hakkı Direktifi Madde-17’ye (Eski Madde-13) benzer bir hükmün, Kanun Tasarısına dahil edilmesi ihtimal dahilindedir. Birçok kişi tarafından gizlilik hakkına aykırı olduğu ve oto sansüre sebebiyet verdiği gerekçesiyle eleştirilen Madde-17 çevrimiçi içerik paylaşımı sağlayan hizmet sağlayıcılarını, telif hakkı sahiplerinden alınacak lisans gibi izinlere tâbi kılmaktadır. Hak sahibinin etkin rol aldığı “Uyar-Kaldır Yöntemi”nde değişiklik olarak yorumlanan Madde-17 ile çevrimiçi içerik paylaşımı sağlayan hizmet sağlayıcılarının, örtülü bir biçimde içeriği bizzat kontrol etmesi ve ayrıca herhangi bir bildirimde bulunulmasına gerek kalmaksızın hak sahiplerinin korunması düzenlenmektedir.

Daha fazla görüş

Paylaş