Uluslararası işlemlerin tarafları sıklıkla uyuşmazlıklarının çözümü için tahkim yolunu seçseler de, bir uyuşmazlık meydana geldiğinde bu seçimlerini bazen yeniden değerlendirme ihtiyacı hissetmekte ve tahkim anlaşmalarının geçerliliğini sorgulamaktadırlar. Ancak ayrılabilirlik varsayımı sayesinde mahkemeler ve hakem heyetleri, tahkim sözleşmelerini, bunlara dayanak teşkil eden sözleşmeye yapılan saldırılardan ayırarak tahkim anlaşmalarını ayakta tutmaktadır. Buna karşın…
»
Temsil Yetkisi Olmayan Yönetim Kurulu Üyelerinin SGK Borçlarından Sorumluluğu
Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 19 Temmuz 2019 tarihinde 30836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30 Mayıs 2019 tarih ve 2015/11192 başvuru numaralı kararında (“Karar”); Sosyal Güvenlik Kurumu (“SGK”) borçlarından, temsil yetkisini haiz olmayan yönetim kurulu üyelerinin anonim şirket tüzel kişiliği ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasıyla yönetim kurulu üyesinin mülkiyet hakkının ihlali…
»
Genel Mahkeme 19 Haziran 2019 tarihli T-307/17 sayılı kararı uyarınca, Adidas’ın “beyaz fon üzerine üç siyah şerit” içeren 012442166 başvuru numaralı “|||” markasını esasen ayırt edici karakter taşımaması sebebiyle hükümsüz kılmıştır. Mahkeme, uyuşmazlığa konu markanın sahibi Adidas’ın markasını geçerli bir şekil markası olarak tescil ettirmesine rağmen, markanın Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımla ayırt edicilik kazandığını ispat edememesi sebebiyle Temyiz Kurulu’nun…
»
“Gerekçeli karar hakkı” adil yargılanma hakkının temel bir unsurlarından biridir. Söz konusu hak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (“AİHS”) 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) içtihatlarıyla korunduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (“Anayasa”) ve kanun metinleri ile Yargıtay içtihatlarında da düzenlenmektedir.
Mevzuat
Anayasa ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) yargı kararlarının gerekçelendirilmesine ilişkin genel kurallar içermektedir.
Türk…
»
Türkiye’de marka hukuku alanında işlenen suçların kovuşturması, marka sahibi tarafından usulüne uygun olarak şikâyette bulunulmasına bağlıdır. Şikâyet dilekçesi ve suça işaret eden delillerin yerel savcılığına sunulmasının ardından, dosya Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilir. Son zamanlarda Sulh Ceza Mahkemeleri, arama el koyma kararı taleplerine cevap verirken çok daha kapsamlı bir irdeleme yapmaktadır. Bu nedenle, marka sahiplerinin şikâyette bulunmadan önce gereğince…
»
1 Ocak 2018 tarihinden itibaren, çalışanların veya işverenlerin, toplu veya bireysel iş sözleşmelerinden kaynaklanan alacak talepleri ve çalışanların işe iade taleplerine ilişkin olarak açılacak davaların ön şartı olarak, arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu doğrultu da dava açmadan önce arabulucuya başvurulmaması halinde dava, dava şartı yokluğundan reddedilmektedir.
İş hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin temel amacı, yargılama…
»