fbpx

Ceza Yargılamalarında Makul Süre Koşuluna ilişkin Anayasa Mahkemesi Kararlarının Değerlendirilmesi


Giriş

2012 yılından itibaren vatandaşlar, anayasal(veya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınmış) temel hak ve özgürlüklerinin devletin eylem veya ihmalleri ile ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmektedir.
En sık karşılaşılan iddialardan biri, devletin makul sürede yargılama ödevini yerine getirmeyerek ve bazı durumlarda 10 yılı bulan sürelerde yargılamayı sonlandırmayarak özellikle ceza yargılamalarında kişilerin adil yargılanma hakkını ihlal etmekte olduğudur.

Genel Bakış

Ceza yargılamalarında sanıklar, ceza mahkemeleri tarafından uzun süre yargılandıklarını ve bunun Anayasa’nın 36/1. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek manevi tazminat istemli başvurularda bulunmaktadırlar.
Yargılama süresi, başvurucunun devletin eylemlerinden etkilenmeye başladığı an dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu an, ceza yargılamasının başladığı gün olmak zorunda değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi’nin bir başvuruyu incelemesi için yargılamanın tamamlanmış olması şartı da aranmamaktadır. Anayasa Mahkemesi konuya ilişkin bir şikâyeti aşağıdaki ölçütler ışığında değerlendirerek, ihlalin mevcut olup olmadığına karar vermektedir.

• Hukuki meselenin çözümündeki zorluklar (örneğin, uyuşmazlığın olaylar, taraf sayısı, delil toplamadaki zorluklar açısından karmaşıklığı),
• Başvurucunun kendi kusuru (örneğin başvurucunun usule ilişkin haklarını kullanırken yargılama süresinin uzamasına kendiliğinden sebep olup olmadığı),
• Yerleşik içtihada aykırı karar verilmesini gerektiren ayrıksı bir durum olup olmadığı.

Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin iş yükünün fazlalığını yargılamanın makul sürede yapılmaması açısından geçerli bir neden olarak kabul etmemektedir.
Her başvuru somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendiriliyor olsa da, Anayasa Mahkemesi genel olarak, 6 yılı aşan yargılama sürelerinin başvurucunun adil yargılanma hakkını ihlal ettiği yönünde karar verebilmektedir.

Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi’nin bakış açısı, maddi gerçekliğe ulaşmanın gerekliliğini gözden kaçırmaksızın, ceza yargılamalarının makul sürede yürütülmesinin önemini vurgulamaktadır.
Yukarıda belirtilen ölçütler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin emsal kararları ile aynı yöndedir. Yine de, Anayasa Mahkemesi başvurucu lehine karar verdiğinde, genellikle 10.000 TL’yi aşmayan sembolik tazminatlara hükmetmektedir.

Notlar

36/1. madde “ Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmünü düzenlemektedir.

Paylaş